TEDx Reset ve Tunç Kılınç

Ocak 31st, 2010

TEDX Reset ile ilgili ufak bir açıklama ekledikten sonra Faili Meçhul Kıyak hareketinin mucidi ve Fikir Atölyesi‘nin yazarı olan Tunç Kılıç’ın konuşmasını sizlerle paylaşacağım.

Öğüt veren ufak hikayeler dinlemeyi gerçekten çok severim. Bu hikayeyi anlatan kişi kendi yaşamından bir kesit anlatıyorsa işte o zaman tadından yenmez oluyor.

Lütfen aşağıda ki konuşmayı sonuna kadar izleyin ve izletebildiğiniz herkese izletin. Herkesin bundan çıkaracağı dersler var, eminim…

TEDx Reset Nedir?

Paylaşmaya Değer Fikirler” TED buluşmalarının ana fikri. TEDx de aynı hedefe yönelik olarak TED’in bağımsız kardeşidir. TEDx Reset hakkında ayrıntılı bilgi için sitelerini incelemenizi öneriyorum, incelerken bile çok şey öğreneceksiniz. (: Ama kısaca TEDx Reset “Özetle, yaşamın bize sunduğu sonsuz fırsatlardan yararlanabilmek için buradayız.” diyor.

Eğer TEDx Reset hakkında bilgi sahibi olduysanız şimdi Tunç Kılınç’ın bu konferanslardan birinde yaptığı konuşmayı izleyebilirsiniz.

Tunc Kilinc from TEDxReset on Vimeo.

Benden size, Videolar , , , , , , ,

Hedef Kitleniz Belli mi?

Ocak 9th, 2010

Geçtiğimiz gün İzmit merkezde (Yürüyüş Yolunda) büroşür dağıtan genç bir bayan gördüm. Yolda öylesine yürürken dikkatimi çekti ve biraz izledim. İzledim çünkü yanından geçtiğim halde bana dağıttığı el ilanından vermedi.

Benden sonra etraftan geçen kimseye ilanları vermediğini gördüm. Sonra yolun kenarında yürüyen yaşlı bir adama yaklaştı ve ilandan bir tane uzattı. Ben tabi izlemeye devam ettim. (İlanı verdiği yaşlı amca yanımdan geçene kadar ilana bakıyordu) Sonra gençlere ilan vermemeye devam etti ve tekrar bir yaşlı adama yaklaşıp ilanı uzattı. O adamda inceledikten sonra katlayıp cebine koydu…

Şunu demek istiyorum. O ilanı bana ve etraftaki diğer insanlara vermiş olsaydı muhtemelen bakıp, ilgimizi çekmediği için çöpe atacaktık. Ama genç bayan, ya kendisine verilen talimattan dolayı ya da odaklı reklam konusuna inandığı için o ilanları sadece yaşlılara dağıtmayı tercih etti. Bu yaptığıyla da muhtemelen hedef kitlesine ulaştı, ilgilerini çekti yani başarılı oldu…

Televizyon, radyo, gazete, dergi, internet veya sokaklar… Reklam nerede yayınlanıyorsa yayınlansın odak noktası, hitap ettiği kitle çok iyi belirlenmeli, mutlaka özel bir strateji oluşturulmalı ve ona göre reklam yapılmalı. Bunu yapmadığınız zaman yaptığınız şeyin parayı ortalığa atmaktan başka bir şey olmadığını bilmeniz lazım.

Parayı ortalığa atmayın, gidip vermek istediğiniz kişiye verin...

Reklam dünyası, sosyal medya , , , , , , , ,

Blogunuz da Sosyal Olsun!

Aralık 29th, 2009

Son zamanlarda blogumu çok ihmal ettim ve bunun için gerçekten çok üzgünüm. Yazmadığım için sürekli içimde bir sıkıntı vardı ama bir türlü yazacak duruma gelemedim. Bunda yaşam şartları, yazılacak şeyler ve tabi yapmak istediğim projeler çok etkiliydi. Neyse ki hepsi bir şekilde rayına oturdu ve bende yeni yıla girmeden önce bir kaç yazı ile blogu hareketlendirebileceğime karar verdim.

Bloguma yazmadığım sürede sürekli sosyal (!) oldum. Tabi bu sosyallik friendfeed, facebook ve twitter üzerinde oluyordu. Sürekli gündemi takip etmeye ve kendimi geliştirmeye, bunun yanında paylaşmaya çalışıyordum. “Tam anlamıyla oldu mu?” diye düşündüğüm zaman %100 olmasa bile yüz üzerinden 85 verebiliyorum kendime. Bu yüzden mutluyum…

Blogun konusuna gelince. Blog ihmal ettiğim süreçte sosyal (!) olduğumu söyledim ama blogum benim kadar sosyal olamıyordu. Peki bunun için ne yapabilirim diye düşündüm ve aklıma gelen ufak bir öneriyi hem yavaş yavaş uygulamaya hem de sizlerle paylaşmaya karar verdim.

BLOGUNUZ DA SİZİN KADAR FACEBOOK’A GİRSİN :

Facebook’da bir kullanıcının bir günde geçirdiği ortalama süre 200 dakikadır.(Bkz.) Daha güzeli ise facebook kullanıcıları bir şeyler paylaşmak istiyorlar. Bu yüzden blogunuzda her yazınızda mutlaka ama mutlaka “Facebook’da paylaş” butonu yer almalı. Bunun yeri ve boyutunu ilgi çekici şekilde yapmanız sizin yararınıza olacaktır.

Bu sistemi blogunuza uygulamak için http://www.boostpost.com/ adresini ziyaret edin.

ZİYARETÇİLER SİTEYE GİRMEK ZORUNDA KALMASIN :

Blog yazmamızın en temel amacı paylaştığımız şeylerin birileri tarafından okunmasıdır. Yazılarımızı sürekli takip etmek isteyen ziyaretçiler için mutlaka “e-mail ile takip ve Rss” butonu bulundurmalısınız. Böylece hem yeni yazı yazdığınız zaman haberdar olacak hem de sizin izin verdiğiniz şekilde bloga girmek zorunda kalmadan okuyacaktır. Emin olun bu tür takipçiler kazandıkça hem ziyaret artışını görecek hem de yorumlarınızın arttığını fark edeceksiniz.

TAKİPÇİLERİNİZİ TANIYIN :

Blogunuzun mutlaka daimi takipçileri vardır. Bunları bir şekilde tanıyım ve iletişim halinde kalın. Bunun için yapılabilecek bir kaç yol var. En etkili yol yine Facebook’dan geçiyor. Facebook üzerinden blogunuz için (eğer blogunuz kişisel ise) bir grup ve ya hayran sayfası oluşturun. Daha önce de söylediğim gibi insanlar Facebook ile bir şeyleri birleştirmekten, Facebook aracılığı ile kendilerini ön plana çıkarmaktan zevk alıyorlar. Bu yüzden sizin grubunuza katılacak ve ya hayranınız olacaktır. Bu sayede onlarla iletişim halinde kalabilecek, ilerisi için güzel planlar yapabileceksiniz. Ne de olsa artık iletişim çağındayız. (:

İkinci yöntem ise blogunuza twitter için geliştirilmiş olan ziyaretçi kutusunu eklemek. Bu kutu sayesinde blogunuzu ziyaret etmiş ve twitter hesabı olan kullanıcıları görebilecek, onların sizi takibe almasının yanında sizler de onları takibe alabileceksiniz. Bu sayede yine karşılıklı iletişiminiz güçlenmiş olacak. (Blogunuzun hitap ettiği kitleye göre bu seçeneklerden birini ve ya ikisini kullanmanız büyük yarar sağlayacaktır.)

Bu widgeti blogunuzda kullanmak için http://twittercounter.com/ adresini ziyaret edin.

KULLANICILAR SİZİN KADAR BLOGUNUZU DA TANISIN :

Her blogda özenle doldurulmuş şekilde bulunması gereken “Hakkımda” sayfası gibi bir de “Blog Hakkında” bölümü yer almalı. Bunlar bence blog sayfalarının en önemli bölümleri çünkü benim gibi bir çok kişi eminim bir blogu ziyaret ederken mutlaka “Hakkımda” bölümüne bakıyordur. Çünkü kimin yazdığını, blogun hangi konulara hitap ettiğini bilmek ziyaretçilerin en doğal hakkı.

İMLEME SİTELERİNİ SİZ KULLANIYORSANIZ BAŞKALARI DA KULLANIYORDUR :

Evet, aktif internet kullanıcıları Digg, Delicious gibi ve ya Türkiye’de Buzzla, Tusul, Oyyla gibi imleme sitelerini kullanmaya başlıyorlar. Yurt dışında çılgınlar gibi kullanılan bu sistemler ülkemizde de yavaş yavaş kullanılmaya başlıyor. Bunda ki en büyük etkenin Facebook’un insanlarımıza kazandırdığı “paylaş” butonu olduğunu düşünüyorum. Artık beğendiğimiz şeyleri paylaşma, ilerinde tekrar işimize yarayacağını düşündüğümüz şeyleri saklama ihtiyacımız var. Bu yüzden Facebook butonu kadar sık kullanılmasa da az ama etkili kullanılabilecek bu sistemlerin butonlarını blogumuzun bir köşesinde mutlaka bulundurmalıyız. Bir gün Digg etkisini yaşamak gerçekten eğlenceli olurdu. (:

Blogu ihmal ettiğim süre içerisinde sizlere önerdiğim sitelerin hepsini aşırı derecede kullandım ve kullanıldığını gördüm. Bu yüzden değişim vaktinin geldiğini düşünüyorum.

Benim sıraladığım gibi daha çok şey sıralanabilir ama günümüzün şartlarına uygun olarak en fazla yapılması gerektiğini düşündüğüm şeyler bunlar. Sizin de önemli olduğunu düşündüğünüz konular varsa yorumlarınızı bekliyor olacağım ve tabi yazı da buna göre güncellenecektir.

Keyifli bloglamalar…

Benden size, Blogcu yardım !, sosyal medya , , , , , , , , , ,

Fark-ı Titreşim – Yeni Medya Kampanyası

Kasım 16th, 2009

Fenomen Blogger projesi ile ilk olarak blogları kullanmaya başlayan Gillette firması çok daha yenilikçi bir proje ile karşımıza çıktı. İlk projede de çok güzel bir sinerji yaratıp blog yazarlarını da işin içine katıp bir “yeni medya” işi yaptılar ve bence çok başarılı oldular.

Bu yıl yine yeni çıkan bir tıraş setini gönderdiler ama bu defa kullanıcıları çok daha fazla etkilemeyi başardılar. Çünkü bu defa kullanıcılar kendini daha özel hissediyordu ve kendini daha fazla işin içinde görüyordu. Gönderdikleri siyah kaplı şık hediye kutusunda parmak izi şekli vardı ve oraya bastığımız zaman ismimizle bize hitap eden bir konuşma gerçekleşiyordu. Gerçekten çok yenilikçi bir fikir, kesinlikle kullanıcıların kendini daha özel hissetmesi için yapılmış ve bence bunu başarmışlardı.

Gillette Traş Seti

Proje bununla kalmıyordu geçtiğimiz sene olduğu gibi yine bir süreç vardı ve bu sürecin içinde bloglar ile blog okuyucuları tam anlamıyla dahil oluyordu. Bloglarda bu konu üzerinde yazılmış (şu anda benim yaptığım gibi) yazılara ulaşılmasını sağlayacak bilmeceleri projenin sitesinde yayınlayan proje yöneticileri bu siteleri bilmeceleri çözen bazı kullanıcılara ödüller veriyor ve süreç tamamlandığı zaman da büyük ödül olarak bir Mac Book ve iPod Touch hediye ediyorlar.

Proximity İstanbul ekibi tarafındna yürütülen bu yeni medya reklamı için ekibi kutluyorum. Çok daha yenilikçi işler yapacaklarına inanıyorum.

Benden size, İnternet dünyası , , , , ,

Forward mailler ve Bilinen Yanlışlar

Kasım 8th, 2009

Uzun zamandır gelmeyen Forward mailler (Fw Mailler) tekrar gelmeye başladı. Bu yüzden bu konuda bir şeyler yazmak istedim.

toplu mail forward mailler

Arkadaşlar e-posta kutunuza düşen Fw mailler maalesef halkımızın genelde iyi niyetini suistimal eden kişiler tarafından başlatılıyor. Bir çıkarı uğruna insanların kolayca inanabileceği türden bir yazı hazırlayarak tüm kişi listelerine bilinçsizce göndermelerini sağlıyorlar. Bu sayede çok farklı kazançlar elde edebiliyorlar.

Burada en basit örnek benim aslına bakarsanız. Şu anda kadar binlerce fw mail alan biri olarak gelen maillerde bulunan tüm kişileri alıp bir liste oluşturdum ve şu anda o listede çok büyük bir ihtimalle siz de (okuyucu) varsınız. Zaten bir çok fw zinciri başlatan kişinin temel amacı da budur. Bu mailleri toparlayıp bunlara dilediği gibi reklam maili gönderebilir. Benim gibi mailleri toparlayıp satabilir. (Sakın yanlış anlaşılmasın ben öyle bir şey yapmadım, yapmam da)

E-posta adresi toplamanın dışında fw zinciri başlatanların diğer bir amacı kişileri/markaları zedelemek. Kullanıcıların kafalarında yanlış bilgi oluşturmak için de kullanabiliyor. (Çok küçük bir ihtimal bile olsa arada doğru, gerçekten yayılması gereken mailler olabilir ama bunun yolu bu değildir. Listenizi karşıdaki kişiye göndermeden toplu mail göndermeniz mümkün.) Aşağıda mail listesi toplanması için yapıla ve de markalar hakkında yanlış bilgi veren iki örnek bulacaksınız. 2. ailin bu yazıyı yazarken gelmesi de ilginç bir durum oldu.

İlk örneği Bilgisahibi.org’da gördüm ve çok güldüm. Burada  Türk Telekom’un “bilinmeyen numaralar” servisi ile ilgili atıp tutan bir mail alan kişinin yaptığı araştırma sonucu yazıyor. Önemli kısımları aynen aktarıyorum:

İnternette dolaşan, sabit hatlar ve 118 bilinmeyen numalar olmak üzere özel servis numalarının aşırı pahalı olduğunu söyleyen e-posta da böylesine eski tarihli. E-postada tarife ücretleri TL olarak geçiyor. Ama bu TL, bu yıl başında kullamaya başladığımız TL değil, YTL öncesi 6 sıfır atılmamış TL. Yoksa “8 saniyede bir atacak kontur için tam 540.- TL” ve “3.6 saniyede atacak bir kontur için 1.200.- TL” nasıl olabilir?

Bu zincir posta beni bilinmeyen numaları tariflerini ve sabit ücret konusunu incelemeye itti. Sabit ücret konusuna daha sonraki bir yazımda değinmeyi düşünüyorum. Bilinmeyen numaraların ücretlendimesi konusuna gelince; şu anda Türk Telekom ve GSM operatörleri dışında iki tane de bilinmeyen numalar hizmeti veren özel firma mevcut ve her telekom operatöründen bu numaralara erişim bedeli farklı.

Aşağıda Türk Telekom’un Bilinmeyen Numaralar servisine farklı operatörlerden yaptığınız aramalara yönelik fiyatlandırmasını bulabilirsiniz.

Türk Telekom 11811 Servisi üretlendirmeleri (tüm vergiler dahil)

Türk Telekom Şirket Hatt tarifesinde aramalarda dakikası 0.45 TL (45 Kr)
Türk Telekom Standart Hatt tarifesinde aramalarda dakikası 0.54 TL (54 Kr)
Turkcell hatlardan aramalarda dakikası 0.65 TL (65 Kr)
Vodafone hatlardan aramalarda dakikası 0.78 TL (78,38 Kr)
Avea hatlardan aramalarda dakikası 0.73 TL (72,71 Kr)

- Türk Telekom, Vodafone ve Avea’nın bilgileri web sitelerinden, Turkcell’in bilgisi ise Turkcell çağrı merkezinden alınmıştır.

Yazının tamımını okumak için BilgiSahibi blogunu ziyaret edebilirsiniz.

Evet işte böyle komik bir olay. Sabit hat kullandığım zamanlarda kullandığım bir hizmetti bu bilinmeyen numaralar. Açıkçası işime de yaramıştı zamanında.   Devamını Oku

Benden size, İnternet dünyası , , , , , ,

Yeni İskenderiyeliler

Kasım 3rd, 2009


İskenderiyeli Yunanlıların esinlendikleri basit ama güçlü bir fikir vardı. Yazılmış bütün kitaplar, tarihler, en büyük edebi eserler, bütün tiyatro oyunları, zamanın bütün matematik ve bilimsel çalışmaları bir araya toplanmalı ve tek bir bina bünyesinde muhafaza edilmeli. Başka bir deyişle, insanoğlunun bütün bilgisini bir araya getirmek ve onu bilimin, sanatın, refah düzeyinin ve ekonominin geliştirilmesi yolunda kullanmak… İskenderiyeliler bu hedeflerini gerçekleştirmeye çok yaklaştılar. Tahminler bu medeniyetin en başarılı döneminde yarım milyon ciltten fazla kitabı topladığına işaret etmektedir.

eski iskenderiye kütüphanesi

Şüphesiz Aristo, Plato ve Sokrates gibi büyük düşünürlerin çalışmaları da bu kütüphanede yer alıyordu. Aynı zamanda Archimede sarmal biçimli su pompasını burada inşa etti, Eratosthenes dünyanın çapını burada ölçtü ve Euclid Geometrinin ilkelerini burada buldu. Yine Ptolemi, Almagest’i İskenderiye’de yazdı; bu eser 1500 yıl boyunca evrenin doğası üzerine yazılmış en etkili bilimsel kitap olma özelliğindedir. Bu sebeplerden ötürüdür ki İskenderiye’nin muhteşem kütüphanesi çoğu kişi tarafından dünyanın önde gelen ilk eğitim kurumu, hatta ilk üniversitesi ve modern bilimin doğduğu yer olarak görmektedir. Devamını Oku

Benden size, İnternet dünyası , , , , ,

sevenload Türkiye ve Gelişmeler

Ekim 9th, 2009

sevenload Uzun zamandır severek kullandığım ve dünyanın en popüler video sitelerinden biri. Aktif olarak kullandığım için yeniliklerini takip ettiğim sosyal bir platform olan sevenload’ın gelişmelerinden söz etmek istiyorum.

Türkiye’deki video potansiyelinin (bildiğiniz gibi okumayı değil izlemeyi seven bir ülkeyiz) farkında olan sevenload’ın Türk kullanıcılarına çok önem verdiği aşikar. Sürekli hızlanan upload ve yayınlanma hızı daha önce kullandığım vimeo gibi popüler video platformlarını bırakmama neden oldu.

Sadece video değil resim paylaşımı da yapılabiliyor olması diğer video sitelerinden farklı olmasını sağlayan bir diğer özelliği. Kendine has yayınlarının olması, Türkiye’de yayınlanan program ve dizilere özel olarak kanal oluşturması ve telif sorunu olmadan bu videoların izlenebilmesini sağlaması da Türkiye’de ki kullanıcıların en büyük tercih nedeni gibi görünüyor. En azından bence öyle (:

Bu düşüncelerimden sonra Türk internet kullanıcılarına daha fazla yarar sağlayacak bir kaç önemli gelişmeyi de aktarmak güzel olacaktır.

sevenload proje müdürüErhan Erdoğan’ın yaptığı açıklamalara göre Türkiye’de ki sosyal platformlar arasında ki başarısı hiç de küçümsenecek gibi değil.

Erhan Erdoğan:
ComScore’un Nisan ayı verilerine göre sosyal ağ siteleri sıralamasında Facebook, MyNet Eksenim, Netlog’dan sonra 4. sırada yer alıyoruz.

Nisan ayında aylık 1.192.000 tekil ziyaretçi ile toplam sosyal ağ ziyaretçilerin(17.762.000 kişinin) yüzde 7’sine ulaştığımızı görüyoruz.

Yine bir başka halka açık ölçümleme servisi olan Alexa’ya göre de Türkiye’deki ilk 250 siteden biriyiz.

Çok güzel rakamlar…

Bunun dışında internet sektörü için de önemli bir gelişme daha var. Türkiye’nin en büyük internet şirketlerinden ReklamZ Network ile anlaşmaya vardıklarını basın bülteni ile öğrenmiştik. Bu anlaşma ile daha kaliteli kullanıcılara ulaşacakları kesin.

Tasarımda yapılması gereken iyileştirmeler ile çok daha kullanışlı hale geleceğini düşündüğüm sevenload’ın sürekli büyümesinde ki en büyük nedenlerden birinin kullanıcı görüşlerine önem vermeleri olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Şimdiye kadar çevremden de duyduğum ve benim de gördüğüm kadarıyla yapılan her geri bildirimi dikkate alıyorlar ve ilgi gösteriyorlar. Türkiye’deki en önemli eksiklerden biri olan “kullanıcıyı dinleme” konusuna verdikleri bu önemden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.

Yeni tasarımı ve gelişmeleri ilgiyle takip ediyor olacağım. Umarım çok daha güzel gelişmeleri sizlerle paylaşma şansım olur.

Blog ve site tanıtımları, İnternet dünyası , ,

Lazyfeed İle Anlık “Anahtar Kelime” Bazlı Takip

Eylül 26th, 2009

Geçtiğimiz günlerde gerçek zamanlı arama motorlarıile ilgili bir yazı yazmıştım. Yazıda şöyle bir şey söylemiştim:

“…bizim için bir kaç gün ve ya bir kaç saat öncesi değil, “o an” önemli olmaya başlamıştı.”

Evet, artık internet kullanıcıları için “o an” önemli. Geçmişi, eski yazılanları zaten takip etmiştik, bir daha karıştırmak, yeni şeyleri aralarından seçmek hem zor ve yorucu hem de zaman kaybı. İşte burada Rss teknolojisi imdadımıza yetişiyor.

Rss kısaca “Yeni eklenen içeriklerin takip edilmesini kolaylaştıran teknoloji.” olarak tanımlayabildiğimiz ve günlük takiplerimizi gerçek anlamda kolaylaştıran bir teknoloji. Bu sayede her gün takip ettiğimiz/etmemiz gereken siteleri gezmek zorunda kalmıyor yeni içeriklere tek bir alandan ulaşabiliyoruz. Ama bu da bize yetmez oldu. Çünkü rss listesinde bulunan sitelere eklenen içerikler bazen 30 dk. bazen 1 saat farkla gelebiliyor. Geldiği zaman ise çok geç olmuş olabiliyor. Yani istediğimiz gibi “anlık” değil.

Bu yüzden rsscloud sistemi geliştirilmeye başlandı. Bu konuda Gürkan OLUÇ, Webrazzi için çok güzel ve net bir yazı yayınlamıştı. Ayrıntıları oradan okuyabilirsiniz ama kısaca bu sistem sayesinde anlık site takibi yapılabilecekti hemde birçok siteyi tek bir yerden…

Lazyfeed Nedir?

Lazyfeed‘i anahtar kelime bazlı anlık takip web takip sistemi olarak adlandırmam pek yanlış olmaz sanırım. RssCloud sistemini kullanarak internet dünyasında yayınlanan içeriği toparlayıp, sizin belirlediğiniz anahtar kelimelere göre anlık olarak karşınıza çıkarıyor. Devamını Oku

Benden size, Blog ve site tanıtımları, İnternet dünyası , , , ,

Civilization Of Ottoman (Osmanlı Medeniyeti) Binaları Yayınlandı

Eylül 19th, 2009

Daha önce tanıttığım Civilization Of Ottoman (Osmanlı Medeniyeti) oyununda çok güzel gelişmeler oluyor. Önce oyunu kısaca hatırlatmakta yarar var.

Civilization Of Ottoman yani Osmanlı Medeniyeti oyunu yapımına 2008 Eylül ayında başlanmış olan açık kaynak kodlu%100 Türk yapımı bir strateji oyunudur. Yapımcıları bu oyunun birçok ilki beraberinde getirdiği için oyun dünyasını farklı bir boyuta taşıyacağını düşünüyor. Ben de bu düşünceye sonuna kadar katılıyorum çünkü gerçekten çok iyi bir oyun bizi bekliyor.

Evet, oyun gerçekten çok güzel gidiyor ve yavaş yavaş görüntülerini paylaşmaya başlıyorlar.Sizlerle oyundan bazı binalara ait eskriz çizimlerini paylaşmak istiyorum. Bu çizimlerden yola çıkarak neler oluşturulabileceğini sizlerin hayal gücüne bırakıyorum.

Çizimler Orhan Özgür Özaras’a aittir ve tarihi yapıya uygun olabilmesi açısından ülkelerin eski tarihlerinden yararlanılarak oluşturulmuştur.

Oyunun geliştirme blogundan sonra kullanıcıların sorularına cevap bulabilmesi, oyun hakkında şimdiden bilgi alabilmesi, geliştirme sürecine fikirleriyle destek olabilmesi için bir de FORUM oluşturulmuş. Bu forum aracılığı ile daha fazla resim ve bilgi alabilirsiniz.

Devamını Oku

Benden size, Oyun Dünyası, İnternet dünyası , , , , , ,

Coca Cola ve Reklamları

Eylül 5th, 2009

Coca Cola reklamlarını herkes çok sever. Neden? Çünkü bu reklamlar her zaman duygularımıza hitap etmiştir, yayınlandığı zamana göre güzel bir anlam içermiştir.

Sadece zamana uygun reklam yapmak da yetmez aslında. Bunu iyi aktarabilmek de bir o kadar önemlidir. Sonuçta tüm markalar bayramlarda bayram reklamı, ramazanda ramazan reklamı, milli maçlarda maç reklamı yayınlar. Yine bunların içinden zekice yapılmış olan, izleyiciye en samimi olan ön plana çıkar, sevilir, konuşulur.

Coca Cola bunu başarıyor. Her dönemde yaptığı reklamlarla ön plana çıkıyor. Türk markası olmadığı halde Türkiye’nin yapısına uygun iyi reklam çıkarmayı başarıyor. Diğer Türk markalarına göre daha yerel, daha geleneklere uygun reklam yayınlıyor. Yani dünyanın bir çok ülkesinde yaptığı gibi iyi lokalizasyon yapıyor. Marka konumlandırmasına da en az marka kadar önem veriyor.

Pepsi’nin bir çok ülkede çok popüler olduğu halde Türkiye’de popüler olamamasının en büyük nedenlerinden biri de budur. Türkiye pazarını, Türkiye halkını tanımadan, benimsemeden Pepsi’nin dünyada ki popülerliğinden faydalanıp bir yerlere gelmeye çalışması onu bu pazarda gerilere düşürdü.   Devamını Oku

Benden size, Reklam dünyası, Tv dünyası, Videolar , , , , , ,