Yine her zamanki gibi bloglar arasınada dolaşırken nahnu bloga girdim bir de ne göreyim star tv ve youporn aynı
karedeler. Ne olduğunu ilk önce anlayamadım ama biraz daha resme bakınca çok büyük bir rezilliğin ortaya çıktığını gördüm.
Star tv youtube nin kapatılması ile ilgili bir haber yaptığı sırada sanırım youtubenin ekran görüntüsünü vermek için internet çubuğuna youtube yazmaya kalkar ve olanlar olur. “You” yazıldığı sırada bu site dışında bu harfler ile başlayan (geçmişte gezilen siteler) siteler listelenir ve korkunç bir görüntü ortaya çıkar…
Ortaya çıkan görüntü ise listelenen sitelerin daha önceleri asaklanmış olan youporn adlı siteye ait olmasıdır.
Bu siteye normal olarak türkiyeden giriş yapılamıyor, sadece DNS ayarlarını yapan kullanıcılar girebiliyorlar. Görünen o ki star tv çalışanları interneti kullanmayı biliyorlar ve u ayarlar yapılmış bu siteye de girmişler . Bunun başka bir açıklaması olur mu bilinmez ama resimden görünen anlaşılan sadece bu … devamını oku…
Bir mim geldiki bana gelen mim’ler içerisinde en güzeli en anlamlısı. Bu mim bizlerin gelecekleri her zaman var olması gerekenler, var olurken de iyi bir hayat geçirmeleri gereken çocuklar adına bir mim. Bana F-Blog tarafından paslanan bu mim benim gördüğüm kadarıya ilk defa bir forum tarafından başlatılan bir mim. Aslında buna mim yerine bir "hareket" bile denebilir. Bu hareket için de blogların gücü hiç azımsanmayacak kadar büyük olduğu için de bloglara yayılmış durumda.
Neyse Mim için 3 şartımız var ;
(1)Mim konusu; Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şarkı ve şu anda dinlediğinizde hissettirdikleri.
(2)Banner
(3)Çocuk istismarını durdurun” sloganının yazıda geçmesi.
Evet bu şartları gerçekleştirdikten sonra da mim’i paslayıp yazıya son veriyoruz.
1-Benim çocukluğum daha çok sokaklarda geçtiği için fazla bi aşrkı hatırlamam ama hatırladığım kadarıyla (fazla eski olmasada) İzel in seslendirdiği ve klibine bayıldığım Şak adlı şarkı vardı. O şarkının sözlerinden çok klibi ve dansları ilgimi çekmişti ama sözleri de bayağı anlamlıymış. Tabi bunu şimdi anlıyorum devamını oku…
Şu anda google ana sayfasına (15 mart 16:45) girince arama kutusunun altında her zaman olmayan bir reklam
var. İçeriğine baktığımda bunun bir azyıflama ilacı gibi bir şey olduğunu anladım yani en azından onun gibi bir şey …
Yani google anasayfasına reklam almış. Çok merak ediyorum ki bu kadar parayı nerden bulmuşlar ki google ana sayfasına reklam verebiliyorlar. Ve google ana sayfasına reklam alıyormuş bunu da görmüş olduk…
Reklam veren Firmanın sitesi www.laskeb.com …
Not: Bu ekran bazıların da yokmuş benim ana sayfa da var ama … Bu da enteresan bir olay tabi …
Evet, belki duymayanlar vardır diye bunu yazıyorum.
Her sene yaz saati adı alıtnda saatlerimizi 1(bir) saat ileri alırız. Bu, Mart ayının sonunda olur. Bunun nedeni ise güneş ışığından daha fazla yararlanma isteğimizdi. Yani güne daha erken başlamak daha çok iş daha çok gelişim falan filan…
İşte bu uygulama bu yıl son olarak tekrarlanacak ve bir daha tekrarlanmayacak. Yani anlayacağınız bu yıl son defa saatlerimizi ileri alacağız ve bir daha geri almayacağız. Bunun nedeni tam olarak ne bilmiyorum ama bu uygulama ile hayat erken balayacak gibime geliyor…
Her sene yaşanan (bazı insanların yaşadığı) saat karışıklığıda yaşanmayacak…
Bu uygulama hayırlı uğurlu olsun diyorum umarım işe yarar…
Dün 7. si düzenlenen Blog Yazarları toplantısındaydım.Toplantıyı övmeye gerek yok her toplantı olduğu gibi bu
toplantı da çok hoştu. Diğerlerinden farklı olarak bir konu belirlenmemiş tamamen sohbet amacıyla hazırlanmıştı. 6. toplantıya katılamadığım için buna kesinlikle katılacaktım, ama duyuru geç yapıldığı için genel katılım az sayılırdı (15-20 kişi). Toplantı her zaman olduğu gibi taksim oda cafede yapıldı ama oda cafenin yaptığı ücretleri
topla(yama)ma rezaleti biraz moralleri bozdu. Kaç toplantıdır göremediğim Eda ablam ile tekrar görüştük ve bol bol sohbet ettik. Tabi ömer eniştemizlede konuşabildik
.Ümit abi volkan abi ve ilyas abilerim de oradydılar hepsiyle sohbet ettik (volkan abi ile biraz az oldu ama iş görüşmelei vardı ondandır). Eray abi bologlama ve blog ödülleri hakkında bol bol konuştu (nasıl dinlediğimi burdan görebilirsiniz) tek amacı bizlerin daha fazla kazanmasıydı
.Ömer enis şipşak fotoğrafçılık ile güzel kareler yakaladı (fotoğraflara burdan bakabilirsiniz).Kupon adam,fikret akın,selim yavuz ve mustafa türksavaş da ordaydı. (ve malesef konuşma imkanım olmadığı için tanıyamadığım blog yazarı abilerim) …
Anlıyacağınız benim açımdan çok hoş bir toplantı oldu ve yine il dışından katıldığım için pişman olmadım…
8. Toplantı da tekrar görüşmek dileği ile diyorum.
İyi bloglamalar ….
Herkes benim Şebnem Ferah hayranı olduğumu az çok biliyordur. Ben hayran olduysam elbet bir nedeni vardır.
Aslında klasik bir söylem olacak ama onun şarkıları benim için yazılmış (gibi). Yani bunu her seveni söylüyor ama gerçekten bu böyle. Dinleyenleri onun şarkılarında kendilerinden birer parça buluyorlar.Bu yüzden ben çok seviyorum onun parçalarını.
Sadece kendimden bir şeyler bulmam değil müziği ile sözleri ile çığlıkları ile insanı kendine bağlayan bir yapısı var…
Şebnem Ferah parçalarının sadece bu yönü değil dikkatle bakıldığında devam niteliği taşıması da bir başka güzelliği aslında. Örnek verecek olursam.Kadın (1996) adlı albümünden Vazgeçtim Dünyadan adlı parça. Zaten parçanın adından da anlaşılacağı gibi parçada VAZGEÇTİM DÜNYADAN diyor,ve tabi nedenlerini de açıklıyor. bU parçayı yaparken ki psikolojisini bilmemiz imkansız ama bir umutsuzluk olduğu kesin…
Buna karşılık olarak Can Kırıkları (2005) adlı albümünün Çakıl Taşları adlı parçası. Şarkı sözlerine bakınca umutsuzluklarının hepsinin iyi yönlerini görüyor ve sonunda BENİM UMUDUM VAR diyor…
Bilmiyorum bu sözler dinleyenlere/dinelemeyenlere ne anlam ifade ediyor ama bence bunlar tamamen bilinerek yapılmış şeyler. Ve bu da onun sadece bir şarkıcı olmadığını gösteriyor. O bir SANATÇI …
Sanatçı olduğunun bir başka kanıtı olarak o muhteşem sözlerin ve müziklerin %99 u kendisine ait…
Tebrikler Şebnem Ferah . Başarılar Şebnem Ferah .
SENİ ÇOK SEVİYORUM ŞEBNEM FERAH (ŞEBO)…
Şöyle bir kısa dalga yapayım dedim. Son zamanlarda neden anlamadım internetten biraz uzaklaştım. Ama en kısa sürede eskisi gibi devam …
Neyse ben uğramayalı çok şeyler olmuş bu internet denen alemde …
1-) Türkiyenin en kalitli forumlarından biri olan Zoque 9 yaşına girmiş…
—Zoque 27.02.1999 tarihinde yayın hayatına başlamış, paylaşıma dayalı bir oluşumdur. Tasarım, teknoloji, web, kültür ve sanat ana başlıkları altında bilgi paylaşımı ve benzer değerlere sahip katılımcıların birbirleriyle iletişime girmelerine imkan sağlar. (Devamı için tıkla)
2-) Bloglama‘nın yapımcısı Eray abimiz Blog Ödülleri adı altında yeni bir sisteme el atmış. Artık blog yazarları bu platform da anket usulü ile yarışacak ve dünyadaki örnekleri gibi bir ortam oluşturulacak…
— Blog Ödülleri her yıl geleneksel olarak gerçekleşcek ve internet kullanıcıları oylarıyla kategorilerin en iyilerini belirleyecekler. Yurt dışında da benzer örneklerinin olduğu Blog Ödülleri yalnızca Türkçe içerikli blogları kapsayacak. (Devamı için tıkla)
3-) Her yerde gördüğüm bir yarışma başlamış. Google 23 Nisan logo tasarım yarışması. Bu yarışmaya arkadaşım katılabilir. Eğer katılırsa gelişmeleri yazarım …
—Google Türkiye olarak bir ilke imza atıp 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için hazırlanacak logoyu ülke çapında düzenlediğimiz bir yarışma ile sizlerin oluşturmasını istiyoruz. Düşünsenize, milyonlarca insanın ziyaret ettiği ve dünyanın en bilinen web sitesi sizin çiziminizle renklenecek.
Bir kısa dalganın daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bir başka göze çarpanlar da buluşmak üzere her nerde blogluyor ve bloglanıyorsan…
İyi Bloglamar…
Evet bu resim herkese bir şeyler hatırlatıyordur bundan eminim. Evet Ahmet Çakar Fenerbahçe sevilla maçı öncesi katıldığı programda Fenrbahçe bu maı alırsa Bikini giyerim hatta Jartiyer bile giyerim demişti.
Eeee… Ne oldu Fnerbahçe bileğinin hakkı ile dün gece (4 mart 2008) Sevillayı eleyip çeyrek finale adını yazdırdı.
Ahmet Çakar’a sesleniyorum maç öncesi dediğini yapsın. Ve BİKİNİ GİYSİN. Boy boy poz versin…
Yine aynı programda iddalar üzerine konuşulunca "ben verdiğim sözün hakkını her zaman vermişimdir" diye de konuşmuştu bunu da hatırlatmak lazım …
Fenerbahçe maçı hakkı ile aldı . Volkan kalede ilk goller dışında devleşti. Sevilla 2 golün üzerine yatma gibi bir düşünce ile kendini batırdı. Fener çeyrek finale yazıldı …
Sıra geldi Ahmet Çakara’a internet dünyası bir site bile hazırladı.
www.ahmetcakarbikinigiysin.com evet bhu sitede ahmet çakara sözünü hatırlatıyorlar. Değişik değişik bikiniler giydirebiliyorsunuz.
Ahmet Çakar’ın bikini giyerim dediği videoyu izlemek için tıklayın.
Metallica. İşte dünyanın en iyi metal grubu. Tabi bu benim için.Aslında fazla dinlediğim bir grup değil (yabancı müzik dinlemediğimden) ama adamların ONE adlı parçalarına bayılıyorum. Bunu bir arkadaşım söylerdi bende merak edip ondan asıl söyleyenleri (metallica) alıp dinledim. Ve hala dinliyorum. Pek iyi yorum yapamam ama harika bir parça ve klip olmuş. Keinlikle izleyin ve dinleyin…
Buraya tıklayarak klibi izleyebilirsiniz. Tabi aşağıda klip ve İngilizce-Türkçe şarkı sözlerini de bulabilirsiniz…
devamını oku…

Bu gün Beşiktaş-Galatasaray derbisindeydim. Tabi Kahvede
. İnönü ye bilet bulamadığım için mecburiyetten kahvede izledim maçı. Öncelikle maç sönük geçti çünkü her iki takım da tam bir üstünlük kuramadı. Ama beşiktaş’ımın güzel golü ile galatasaray’ı yendik.
Dediğim gibi iki tarafta çok belirgin bir üstünlük sağlayamadı ama Beşiktaş Galatasaray’dan çok daha iyi oynıyordu. Beşiktaşın çok net pozisyonları oldu ama galatasaray’ın neredeysde hiç iyi bir pozisyonu yokut.
Fenerbahçe derbisindeki gibi hakem hataları yoktu ama Beşiktaş’ın mutlak gol olabilecek pozisyonuna ofsayt vermesi ve ümit karana yapılan harekete en direk serbest vuruşunu vermemesi dışında pek bir hatası yoktu. Tabi ümit karan’ın yüzünü tutması bunu vermemesinde büyük bir etkendi …
Sonuç olarak BEŞİKTAŞ 137 hafta sonra yani 4 yıl sonra ilk defa liderlik koltuğuna oturdu. Umarım bu sezon boyunca bir daha kalkmaz …
Son Yorumlar