Arşiv

Arşiv için ‘Gündem-Güncel’ Kategori

Twitter Kullanarak Arama Yapmak! Basit Medya Takibi

Mart 11th, 2010

Twitter’in yaptığı ataklar ve yenileme çalışmaları ile sık sık gündeme geldiği ve öneminin git gide arttığı bu günlerde daha önce Erhan Erdoğan’ın blogunda paylaştığım bir yazımı tekrar yayınlamak istiyorum.

Yazıyı yazdığım zamanlarda yeni medyayı (Sosyal Medya) keşfetmiş marka sayısı oldukça azdı. Bu azlığın nedeni şüphesiz ki ilk gelenlerin taşları yerine oturtabilmek için kurban rolü oynayacak olmasıydı. İlk markalar sosyal medyayı kullandı, her biri ilginç denemeler yaptı ve şu anda çok az da olsa bazı şeyler yerine oturmaya başladı. (Bu denemeler ile yavaş yavaş bazı kalıplar çıkacaktır.) Yavaş yavaş sosyal medyaya yeni yeni markalar katılmaya başladı ve bu da bu konuda çalışan kişilerin artmasına neden oldu. Bu artış iyi mi oldu yoksa kötü mü oldu bunu sosyal medya kampanyalarını inceleyerek kişiler karar verebilir. (Bu konularda da yakın zamanda düşüncelerimi uzun uzun yazacağım. (: )

Sonuç olarak şu anda normal markalar dışında kişiler kendi markalarını ve sitelerini takip etmek, bilinirliğini arttırmak için kişiler de sosyal medyayı farklı şekillerde kullanmaya başladı. Daha önce sadece paylaşım yapanlar artık hakkında ne konuşulmuş, siteleri konusunda neler olmuş bilmek, bir şekilde olaya müdahale etmek istiyor. Yani, sadece paylaşma devri bitti, artık yaptığımız işleri takip etmek zorundayız!

Tüm bu gereklilikler içinde şu anda hızla popülerliği artan twitter araçları devreye giriyor. Markalar kendi işlerini yaptırmak için ücretli araçlar, ajansların geliştirdikleri yazılımları kullanıyor ama kişilerin bunu yapmaya imkanı yok. Bu yüzden ücretsiz araçlar devreye giriyor.

İşte yazının devamında bu araçları göreceksiniz. Emin olun bu ve benzeri araçları mantıklı kullanarak bir çok ücretli yazılımdan daha iyi sonuç alabilirsiniz.   Devamını Oku

Benden size, Gündem-Güncel, İnternet dünyası , , , , , , ,

BMD ve Bloglar

Ağustos 20th, 2009

Bilişim muhabirleri derneği (BMD) ile bloglar arasında bir tartışmadır sürüyor. Bu konu ile ilgili Türk.İnternet’in yazılarını okumadıysanız okuyun. (BMD yönetim kurulu başkanı röportajı, Blog yazarı Burak Bayburtlu’nun cevabı)

Blog yazarları asla gazeteci olmaz, olmamalıdır. Çünkü blog yazmak çok farklı bir olaydır. Ancak nedendir bilinmez sanki blog yazarı olan herkes bir gazeteci olmayı hedefliyor gibi bir izenim var. Bu yanlış anlaşılmanın temelinde hem blog yazan hem de gazeteci olan kişilerin olması yatıyor. Yani hem gazeteci hem blog yazıyor diye “ki blogları ile gazetecilikleri tamamen farklı” herkesin amacı oymuş gibi görünüyor. Ama değil.

Blog yazan kişiler yani bloggerlar sadece kendi düşüncelerini yansıtmak için yazarlar. Tabi her konuda olduğu gibi bu konuda da istisnalar olacaktır, bloglarını farklı amaçlarla kullananlar çıkacaktır (basın organları da farklı amaçlarla kullanılmıyor mu?) ama onları bu konunun dışında tutuyor, blogger statüsüne koymuyorum. Bloglarımızda yazdığımız konularda tamamen kendi düşüncelerimize yer veririz, başkalarının yönlendirmesi ile yazmayız.

Fatih Bey şöyle bir şey söylemiş : “…Yani, bir çıkar grubu değil de gerçekten medya gibi hareket ettiklerinde BMD’nin kapıları sonuna kadar bu arkadaşlara açık olacaktır…

Yani şu anda bloları tamamen çıkar üzerine yazan kişiler olarak görüyorlar. Neden? Çünkü o blog yazarları organizasyonlara katılır, katıldıkları organizasyonlar ve belki ürünler hakkında yazılar yazıyor diye. Çünkü o blog yazarı davet edildiği için “övgüyle yazar, kötü yönlerinden söz etmez”. Kesinlikle katılmıyorum. Her organizasyonun iyi yönleri kadar rahatsız edici yönleri de yazılıyor, kimse kimseyi övmek zorunda olmadığı için tarafsız, bir çok basın-yayın organına göre daha kaliteli ve doğru şekilde yazıyor.   Devamını Oku

Benden size, Gündem-Güncel, İnternet dünyası , , , , ,

Friend Feed Facebook’a Satıldı, Ya Sonra?

Ağustos 15th, 2009

Friend feed Facebook tarafından satın alındığını pazartesi günü saat 22.23′de duyurdu. Herkes şok geçirdi, çünkü Friend feed’i aktif olarak kullanan kimse bunu aklına bile getirmemişti. Tamam, önceki aylarda Facebook’un Friend feed’in bazı özellikleri alması kuşku uyandırmıştı ama kimse böyle bir şey beklemiyordu ve istemiyordu. Satın alım olayı açıklandığı andan itibaren “Facebook Acquires FriendFeed” girdileri su gibi akmaya başladı. Google 2 saat gibi bir sürede bu konu ile ilgili 203.000 yazı indexledi.

Peki, şimdi ne olacak? Facebook‘u sevmiyoruz! Nedeni zaten belli, kullanıcıları. Daha belirgin bir kitleye hitap eden Friend feed için hiç iyi bir durum olmayacak diye düşünüyoruz. Bu yüzden isyan ettik. Çünkü korkuyoruz. Acaba düşündüğümüz gibi olacak mı? Yani Facebook, satın aldığı Frien feed’i tüm kullanıcılarına duyurup, insanların oraya akın etmesine neden olacak mı? Eğer olursa korktuğumuz başımıza gelmiş olur.

Aslında bundan önemli bir konu daha var. Neden satın aldı? Akıllara gelen şeyleri sıralayalım:

1- Friend feed Facebook için ciddi bir tehdit oluşturuyordu? Satın aldıktan sonra kapatacak?
2- Facebook Friend feed ile ortak çalışabilecek müthiş bir reklam modeli düşünmüştü?
3- Facebook Friend feed ile birleşip “sosyal medya” alanındaki payını büyütmek hatta bu birleşme ile beraber twitter’ın sonunu getirmeyi düşünüyordu?
4- Facebook çok daha büyük düşünüp Google’un tahtına aday olmayı hedefliyordu?
5- Facebook Friend feed’i ve gelir modelini beğenmiş ve masumane bir şekilde şirketine katmak istemişti?

Evet, bunlar bir çok kişinin aklına gelen sorular. Yani herkes bunlardan biri üzerine komplo kurup düşünmeye başladı. Aslına bakarsanız son madde dışında hepsi olabilecek şeyler. O yüzden olay daha da korkutucu bir hal alıyor. Acaba hangisi olacak?

Açık olarak “Satın almanın nedeni şu, sırada şu var, Friend feed ile şunu yapacaklar” gibisinden bir yazı yazmayı çok isterdim ama bunu şu aşamada kimse yazamaz. Çünkü bu olasılıklarının hepsinin gerçekleşebileceğine işaret olan (hala ayıramıyoruz) yenilikler gelmeye başladı. Önce çok yorum yazılan girdilerin altına “add comment” eklendi, şimdi de sadeliğine hayran olduğumu Friend feed’e özelleştirilmiş tema ekleme özelliği geldi. Resmen oyalanıyoruz.

Şimdi heyecanla bekleme zamanı, ne olacağını, gelişmelerin bize nasıl yansıyacağını beraber bekleyip göreceğiz. Zaman her şeyin ilacıdır derler ya, gerçekten öyle olacak. Ama şunu söylemek isterim ki Facebook’a gitmeyeceğiz. (: Yeni bir yer buluruz çok mu zor. (;

Benden size, Gündem-Güncel, İnternet dünyası , , ,

Fizy.com gerçekten değişiyor

Mayıs 8th, 2009

Geçtiğimiz günlerde Fizy.com’ da olan büyük gelişmeler ile ilgili bir yazı yazmıştım. Fizy.com değişiyor demiş ve yapılan yenilikleri sıralamıştım.

Bir kaç gündür hızla devam eden çalışmalardan sonra gördük ki Fizy.com gerçekten değişiyor. Şu sıralarda çok güzel yenilikler eklenmiş durumda. Bu yapılan yeniliklerin tamamen kullanıcıların isteğini karşılayacağını çok rahat söyleyebiliyorum. O kadar önemli bir gelişme yaptılar ki artık youtube’un kapalı olması bile (1 yıl 3 gündür youtube.com kapalı) kullanıcıların pek umurunda olmayacak hatta Last Fm severler bile Last Fm’den vazgeçecek. Evet, o kadar güzel bir gelişme yapıldı.

Yukarıda ki resimde Fizy.com’ un yeni halini görüyorsunuz. Görüntü size karmaşık gelmesin, Fizy hala çok sade ve basit. Yenilikler kısaca şöyle:

1-Coca Cola’nın sponsorluğunda medya player tamamen yenilenmiş. Aramalarda ve şarkı listesinin üstünde Coca Cola logosu çıkıyor.

2-Arama sonuçlarında karşımıza çıkan listeye bir artı (+) işareti eklenmiş. Bu işarete tıklayınca o şarkı bizim şarkı listemize eklenmiş oluyor. Tabi yine tek tık ile listeden çıkarabiliyorsunuz. Evet, artık şarkı listelerinizi oluşturabiliyorsunuz hem de üye olmadan. Evet, üye olmadan şarkı listenizi dilediğiniz gibi oluşturuyorsunuz. Hemen akıllara “siteyi kapattığım zaman liste uçar gider” gibi bir soru geliyor doğal olarak. Ama durum öyle değil. Bu liste tam emin olmamakla beraber sizin IP adresinize göre saklanıyor ve daha sonra aynı IP ile siteye girdiğinizde liste kaybolmadan karşınıza çıkıyor. Bu gerçekten muhteşem bir olay.

Peki, bu listelerimizi kayıt edip her yerden ulaşamıyor muyuz? Tabi ki bu da düşünülmüş. Liste oluşturulduktan sonra hemen yanında “listeyi kaydet” diye bir buton var. O buton aracılığıyla şarkı listenizi saklayabiliyorsunuz. Listeyi sakla butonuna tıkladığınız zaman karşınıza direk bir üyelik formu çıkıyor, kısa formu doldurup işlemi bitirdiğiniz zaman listeniz artık kayıt altında oluyor ve her istediğiniz yerden ulaşabilir oluyor.

3-Bu kayıt işleminden sonra bir de listeleri kategorilere ayırma özelliği ekleniyor sisteme. Bu sayede farklı kategoriler açıp oradan listeleme yapabiliyorsunuz. Karşınıza sonsuz bir müzik arşivi olduğu için sizin de sonsuz bir şarkı listesi yapma olanağınız oluyor. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? (:

İşte böyle, her zaman duyduğumuz “ah şunları listeleyebilseydim” sözünü artık çok rahat gerçekleştirebiliyoruz. Fizy.com bize çevrimiçi müzik arşivi oluşturabilmemiz için çok ama çok büyük bir hizmet veriyor. Bunu değerlendirmek lazım.

Medya playerın yanında iki küçük ikon da yer alıyor. Bunlar aracılığı ile şarkılar konusunda şikayette bulunabiliyor ve facebook, twitter gibi alanlarda paylaşım yapabiliyorsunuz.

Fizy.com muhteşem bir şekilde ilerliyor, bunu ilk yazıda da söyledim yine tekrar ediyorum ve görünüşe bakılırsa ileri zamanlarda da çok sık tekrar edeceğim. Bu kadar önemli bir gelişmeyi yakından takip etmemiz lazım diyorum, hele ki bu alanda iş yapanlar ve ya yapmayı düşünenler sakın bu fırsatı kaçırmayın. Youtube’un ve ya Google’ın gelişim sürecini kaçırmış olabiliriz ama Fizy’i takip ederek bir nebze olsun bunu kapatabilir, yeni fikirler edinebiliriz.

Gündem-Güncel, İnternet dünyası , , ,

23 Nisan’da bu blog Erkut’un

Nisan 23rd, 2009

Yukarıda görmüş olduğunuz resim Tohum Otizm Vakfında özel eğitim alan 14 yaşında ki Erkut adlı kardeşimize ait. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bu kardeşimiz bu gün blogun sahibidir. Lütfen Erkut için güzel yorumlarınızı esirgemeyin…

Otizm ve Özel Tohum Otizm Vakfı ile ilgili bilgileri web sayfalarından alabilirsiniz. Umarım bu tür organizasyonlar daha sık yapılır da blog yazarları olarak sosyal sorumluluklarımızı yerine getirmiş oluruz.

Benden size, Gündem-Güncel, İnternet dünyası , ,

Ekol Hoca mahkemelik oluyor

Mart 11th, 2009

EkolHoca.com sitesini bilmeyen yoktur. Sınavlara hazırlanan her öğrenci zamanında az da olsa faydalanmıştır diye düşünüyorum. Çünkü sitede yayınladıkları video ders anlatımları, soru çözümleri herkesin işine yarayacak türdendi. Neyse Mustafa Ekol ve arkadaşları tarafından kurulan Ekol Hoca sitesi 2006 yılından beri karşılıksız hizmet vermektedir. Çok da iyi bir kadro kurmuşlardı.

Aslında lafı uzatmaya gerek yok. Şu anda da hizmet vermekte olan Ekol Dershaneleri isim benzerliğinden dolayı “ekol hoca” ismini tescil etmişler. Tescil kabul olunca da Mustafa Ekol’ a domaini bırakması için baskı yapmaya başlamışlar ve ismi vermezse mahkemeye başvuracaklarını söylemişler. Şu anda Mustafa Bey her an gelebilecek kapatmaya karşın yeni domainler almış durumda. Anlayacağınız eli kolu bağlı durumda. Bu haberi öğrendiğim blogcu arkadaşım Doğan Can‘ın da dediği gibi “.com” uzantılı site isimleri herkes tarafından alınıp kullanabilir, kimse bunu “ben alacaktım, benim ismim” diyemez.Hadi bunu hallettiler diyelim. Arama sonuçlarında onların önünde olan bir “Ekol Logistik” var onu ne yapacaklar? Onu da mı aynı şekilde kapattıracaklar. Çok saçma bir durum. Yapamazlar diye düşünüyorum…

Yani şöyle ki hukuken bir sorun yok gibi ama yine de paranın yaptıramayacağı şey yoktur derler ya o yüzden Mustafa hoca hala endişeli. Bu konuda neler yapılabilir, nasıl bir yol izlenebilir bilgisi olanların yardım etmesini isterim. Bu kadar saçma bir şey yüzünden böylesine isim yapmış bir site başka ellere geçmemeli.

Umarım hocamız zor durumda kalmaz da Ekol Dershanesi yönetimi de boşuna para harcamış olur.

Arka sayfa haberleri, Blogcu yardım !, Gündem-Güncel , , , , ,

Habertürk Gazetesi

Mart 2nd, 2009

Bugün her yerde Habertürk gazetesini aradım. Birçok yerde gazetenin ilk günü olmasından dolayı kalmamıştı. “Türkiye’nin tek değişik gazetesi” sloganı ile yola çıkan gazete diğer gazeteler ile aynı stant da yer almıyordu. Gazeteyle beraber reklamlı bir Habertürk standı gelmiş, gazeteler de onun içindeydi.

Neyse gazeteyi elime aldım, gidip 75 kuruş verecekken adam 50 kuruş diyerek beni sevindirdi Her yerde 75 kuruş olacağı söyleniyordu ama 50 kuruş ile iyi bir başlangıç yaptı. Tabi yine de pahalı olduğunu düşünüyorum.

Gazete kuşe kâğıt (farklılık 1) olduğu için biraz farklı geldi ilk olarak. Tabi her bölümü ayrı ayrı sayfalandırdıklarını bilmediğim için gazetenin diğer parçaları içinden düştü, bunda kuşe kâğıt olduğu için eklenen kayganlık fazlasıyla etkindi.

Benim gördüğüm diğer gazetelerden en büyük farkı da gazetenin eklere ayrılmış şekilde olmasıydı (farklılık 2). Yani şöyle söyleyebilirim. Ana haber sayfası, spor, magazin, ekonomi ve bulmaca olmak üzere 5 ayrı gazete şekline getirilmişti. Diğerlerine göre büyük bir farklılık diye görebiliriz.

Gazetenin kuşe kâğıda basılacak olması çok konuşuldu, büyük farklılık olarak görüldü ama gördüğüm kadarıyla biraz kandırıldık. Çünkü gazetenin ilk sayfaları dışındaki sayfaları normal gazete kâğıdı ile aynı. Ve bulmaca gazetesi de yazılması kolay olsun diye (!) normal gazete kâğıdına basılmıştı. Yani ilk sayfaların kuşe kâğıt olması, diğerlerinin farklı olması biraz kandırıldık hissi verdi bana.

Bunlar dışında içerik, tasarım, yazılar hiç farklı değildi. İçerik olarak tek farklılık içten açılan reklam ve çeyrek sayfaya katlanan reklamlar olmuş. Yani demek istediğim o kadar farklılık yarattık diye konuşuldu ama çokta farklı bir şey yoktu.

O kadar reklamdan sonra ne kadar sattığını çok merak ediyorum. Nede olsa Ciner grubuna ait bir gazete, Sabah gazetesine yetişebilecek mi merak ediyorum. Fatih Altaylı köşe yazıları yazıyor, hata bu gün kendisi için çok duygusal bir konudan bahsetmişti. Yazının hepsini eklemeye niyetim yok sadece şu sözlerini yazmak istiyorum “Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu gün benim için 2 Nisan“. Evet, onun için 2 Nisan çünkü 1 Nisanda Sabah gazetesi satılmış ve kendisi gazetesiz kalmıştı. O yüzden “acaba Sabah gazetesine yetişebilecek mi?” diyorum.

Fazla umudum yok ama umarım onlar için en güzeli olur. Amaçlarına ulaşabilirler de farklılık yaratırlar. Benim gözlemlediklerim bunlar. Yazar kadrosu falan internetten gazete okuyan biri olduğum için pek umurumda değil, nasıl olsa online istediğimi okuyorum.

Belki bir daha bu gazeteyi hiç almayacağım ama sizde alıp deneyebilirsiniz, yargısız infaz yapmak yakışmaz.

Görüşmek üzere…

Benden size, Gündem-Güncel, Reklam dünyası , , ,

Tarkan Var mısın Yok musun’a katılıyor

Kasım 20th, 2008

Geçen sene bana binlerce hit kazandıran ve reytingleri tavan yapan Acun Ilıcalı ile varmısın yokmusun programı bu yıl bir türlü gerektiği kadar popüler olamamış. Bunun en büyük nedeni haliyle kimsenin 500 bin ytl kazanamaması. Ben bunda Acun’un suçu olduğunu düşünmüyorum adam elinden geleni yaptı hatta 3 tane 500 bin ytl koydu kutulara ama yarışmacılarda iş çıkmadı. Ya hepsi bir birinden şanssız, ya da bu işte bir hile var. Acun hile olmadığını savunduğuna göre malesef hiçbirinin şansının olmadığını söylemekten başka bir şey kalmıyor. Peki acun ne yaptı ne yapmalı.

1- Dünyaca ünlü yıldızları binlerce dolar ile programa davet ederek reyting kazanmak (yaptı)
2- Bir şekilde ipucu vererek ya da adamlarını ayarlayarak birinin 500 bin ytl kazanmasını sağlamak. (yapılmadı)   Devamını Oku

Eğlence, Gündem-Güncel, Magazin, Tv dünyası , , , , , , , ,

Baba Vanga (Vanga nine) kimdir, ne diyor !

Kasım 9th, 2008

Son günlerde bir kahin, kehanet furyasıdır almış başını gidiyor. Tüm bunların nedeni tabi ki de tüm dünyayı etkileyen Obama’nın başkan olmasıdır. Ben Obama hakkında yazmayı düşündüm ama tüm dünya o kadar çok yazdı o kadar çok konuştu ki yazabilecek, yrumlanabilecek bi şey kalmadı.
Neyse asıl konu Obama’nın başkan olmasından önce ve sonra ortaya atılan kehanetlerdi. Daha öncede duyduğum “baba vanga” adlı bulgar kahin Obama’nın başkan olacağını 18 yıl önce tahmin etmiş(miş). Ve şu anda Obama başkan olduğu için de 1996 yılında ölen kahnin bir diğer kehaneti ortaya atılıyor. Kehanet şu şekilde “Abd nin 44. başkanı siyahi olacak, bu Amerika’nın gördüğü son lider olacak. Çünkü lider başa gelikten kısa bir süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek. Kuzey ve güney eyaletler arasında anlaşmazlık çıkacak. Endonezya karışacak. Tüm bunlar Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatacak… Üçüncü Dünya Savaşı’nda ilk kez atom bombası kullanılacak”.  Devamını Oku

Alıntılar, Gündem-Güncel , , , , , , , , ,

54. Eurovision temsilcimiz Hadise olmuş

Kasım 9th, 2008

Evet işte internetten uzak kalmanın bir sonucu daha. Gündemden güncel haberlerden uzak kalma. Her sene merakla beklediğim ve ilgiyle takip ettiğim Eurovision şarkı yarışmasına bu sene bizi temsil etmesi için Hadise seçilmiş. Hadise’nin Stir Me Up şarkısını yatığı sene o şarkıyla katılmış olmayı çok istedik, sonraki sene mutlaka Hadise katılmalı dedik ama kimseye dinletemedik. Sonunda (!) Hadise katılıyor. Kendisiingilizce birşarkı ile tanındığı için ingilizce bir şarkı ile katılmak istiyor. Bakalım şarkıyı merakla bekliyoruz.
54. Eurovision şarkı yarışması Mayıs ayında Rusynın başkenti olan Moskova da yapılacak.
Eurovision şarkıları açıklanınca klipleriyle beraber izlemek için buraya bakınız.

Gündem-Güncel, Müzik , , , , , ,