arşiv

‘İnternet dünyası’ kategorisi için arşiv

Facebook’da Yeni İstatistik Sayfaları

Çarşamba, 04 Ağu 2010 1 yorum

Facebook ile ilgili bir çok kişinin aklını karıştıran konulardan biri, bir konuda Facebook profili oluştururken “hayran sayfası” mı oluşturmak daha mantıklı yoksa “grup” mu? Aslına bakarsanız oluşturulacak olan profilin amacı burada önemli olan konulardan biri ama bunun dışında grup oluştururken sınırlı üyeye sahip olacak olmak (5.000 kullanıcı) ve yeterli istatistik alamamak Facebook‘un da istediği gibi herkesi “hayran sayfası” açmaya yönlendirdi. Gerçekten ayrıntılı istatistik veriyor olması, sınırsız kullanıcıya ulaşma imkanı ve bildirimlerin ana sayfada daha etkin kullanılabilir olması hayran sayfalarını daha çekici bir hale getirdi.

Az önce Facebook’un testlerinden birine şahit oldum ve yeni istatistik sayfalarını gördüm. Zaten detaylı olan istatistik sayfalarını daha şık bir hale getirip düzenini değiştirerek yakın zamanda kullanıma açacaklarını düşünüyorum. Daha önceleri tek sayfada bir arada sundukları istatistikleri daha kolay okunması açısından olsa gerek ayrı ayrı grafiklerde sunmaya karar vermişler. Bu sayede şu anki karmaşık yapıdan kurtulmuş olacaklar. Bunun yanında Grafiklerin kampanya ve ya reklam sunumlarında daha rahat kullanılabilmesi açısından direk Facebook üzerinden kayıt edilmesine imkan vermeleri de güzel olmuş.

Benim için şu anki istatistik sayfası da gayet yeterliydi ama yenilikler güzeldir. Mutlaka daha farklı, yeni özelliklerde ekleyeceklerdir. Kısa süreliğine gördüğüm için çok inceleyemedim ama yeni özelliklerin olacağı belli. En büyük temennim ise şu anda verdikleri istatistik ortalama 3 gün geriden geliyor, bunu 1 güne indirmeleri ve ya Google Analytics gibi bir kaç saatte bir güncellemeleri, eğer böyle bir yenilik de yaparlarsa gerçekten harika olacak.

Eski Facebook İstatistik Sayfası

Aşağıda da yeni istatistik sayfalarından bir kaç ekran görüntüsü yer alıyor.

Sahip olduğunuz tüm sayfaların istatistiklerinin bir kısmını yine yeni açılacağını tahmin ettiğim “İstatistikler” sayfasından görebiliyorsunuz.Facebook bu yenilikleri ile “hayran sayfaları”nın giderek artan önemine biraz daha dikkat etmiş oluyor, bizlerinde bu konuya daha fazla dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. Artık “hayran sayfaları” basit birer sayfadan ibaret değil, bunu aklımıza yazmalıyız…

İnci Sözlük Facebook’a Ne Yaptı?

Perşembe, 29 Tem 2010 11 yorum

İnci Sözlük, bir grup kanı kaynayan gencin bir araya gelmesiyle oluştuğunu düşündüğüm klasik sözlüklerin dışında, daha çok küfür odaklı bir sözlük sitesi. Bu gençlerin bana göre en önemli özelliği ise toplu halde iyi hareket edebilmeleri.

Bu kısa açıklamadan sonra dün Facebook’da her yerde içinde bolca “İnci” geçen küfür ve hakaret içeren yazılar vardı ona gelecek olursam İnci Sözlük dün Facebook’a saldırdı. Ama bu bildiğimiz hack saldırılarından değildi. Bu saldırı Facebook’un çevirilerine yapılan bir saldırıydı.

Normalde Facebook dil çevirilerini kendisi yapmıyor kullanıcıların yaptığı çevirilerin yine kullanıcıların oylarına güvenerek yayına alıyor. Yani “News feed” yazan alan için “Haber kaynağı” önerisi girilmiş ve bu öneri çok kişi tarafından onaylandığı için bu şekilde yayına alınmış. Bu çeviri konusunun (+18) farkına varan inci kullanıcıları hemen harekete geçip bu çevirilerin tabiri caizse anasını ağlattılar.

Bir çok arkadaşım, akrabam arayıp profillerinin hacklendiğini söylüyor ve ne yapacaklarını bilmiyordu. Tabi durumu anlatınca biraz rahatladılar o ayrı. Yani olay bir hack değildi, sadece internetin nimetlerinden faydalandılar ve bunu kötüye kullandılar.

İnci Sözlüğün bu tarz şeyleri yapma amacı ne bilmiyorum ama gerçekten ellerindeki bu kitleyi böyle çocukça şeyler yapmak yerine daha efektif kullanabileceklerinin farkına varmaları lazım. Yani Tv programlarına telefonla saldırarak, sitelerin açıklarını ve ya imkanlarını kullanarak küfürler yağdırmanın bir “tepki” göstergesi olduğunu sanmıyorum.

Buradan İnci’ye bir öneri sunmak istiyorum. Elinizdeki bu kitleyi belli konulara “tepki” oluşturabilecek şekilde kullanmalısınız. Böylece bir amacınız olur ve bir işe yaramış olursunuz. Böylece çevrenizde çok daha fazla destek alır, daha güzel işler yapabilirsiniz. Yine kendi tarzınızla yapın ama lütfen bir amacı olsun.

Aşk-ı Memnu Bitti ama ne bitti!

Cuma, 25 Haz 2010 13 yorum

Bu gece (24.05.2010) Türk televizyon tarihine hatta dünya televizyon tarihine adını final bölümü (Veda) ile yazdıran Aşk-ı Memnu dizisi bitti. Dizinin bittiğine bir çok kişi üzülse bile sevinenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı. (En başında ben geliyorum) Bu dizinin tek bölümünü bile izlemedim (final bölümünü friendfeed sağ olsun anlık paylaştı (: ), kitabını okumadım ve artık adını bile duymak istemiyorum.

Dizi bitti, sevindik ama dizinin yankıları dizinin bitmesi ile beraber katlanarak arttı. Türk kullanıcıların paylaşımları twitter da “aşk ı memnu” kelimesinin trend konulara girmesini sağladı. Bunun olması için gerçekten çok fazla twit gerekiyor. Bu da yetmezmiş gibi Dünya Kupası falan dinlemeden Aşk-ı Memnu dizisi twitter Trend konularında ilk sıraya yükseldi ve Türkiye dışında da olağan üstü ilgi çekmeye başladı.

Bu başarı mıdır bilinmez ama tüm dünyada gerçekten büyük yankı uyandırdığı kesin.

Benim gözlemlerime göre Twitter’da içinde “aşk ı memnu” geçen saniyede 10-20 twit yazılıyordu. Bunun yanında retweet sayısı da çok fazlaydı özellikle ingilizce yazılan twitlerin bazılarının retweet sayısı 100′den fazlaydı.

Yani, Türkçe olmasa da şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Türk internet kullanıcıları artı twitter’ı keşfetti. Artık sosyal medya daha güçlü! (:

Yukarıdaki şeylerin çoğunu yazmayacaktım aslında, çünkü aşağıdaki resimler her şeyi anlatıyor bence…

Facebook Beni Heyecanlandırıyor!

Perşembe, 27 May 2010 7 yorum

Facebook konusunda bitmek bilemeyen “gizlilik” tartışmaları bir yana özellikle kişisel bilgilerimizi doldururken bizlerden istediği ilgi alanımıza yönelik etiketler üzerinde yapılan değişiklikler Facebook’a olan hayranlığımı bir derece daha arttırdı.

Facebook’da daha önceleri sadece etiketler ile kendimi tanıttığım bir “Bilgiler” sayfasına sahiptim. Tabi ayrıca eklediğim iletişim bilgilerini saymazsak, dışarıdan profilime bakan biri sadece o etiketlere bakarak benim hakkımda az çok bilgi sahibi olabiliyordu. Son yapılan değişiklikler ile (bir kaç hafta önce) profil bilgilerimi güncelledikten sonra daha önce eklediğim o etiketlerin (İlgi alanı, sevdiğin müzikler, izlediğim programlar gibi…) her biri birer sayfa haline dönüştü.

Örneğin, sevdiğim aktiviteler bölümüne “Fotoğraf çekmek” şeklinde bir etiket girmiştim. Bu etiket sayfa haline dönüşünce profilinde bu etiketin bulunduğu herkes o sayfanın hayranı oldu. O sayfaya tıkladığımda şöyle bir açıklama yer alıyor:

Amacımız bu Topluluk Sayfası’nı bu konudaki paylaşılan en iyi bilgi koleksiyonu yapmak.Fotoğraf çekmek konusuna sen de ilgi duyuyorsan, kaydol ve yardımına hazır olduğumuzda sana haber verelim. İlgili bir Wikipedia makalesi veya Resmi Site önererek başlamamıza yardımcı olabilirsin.

Yani o etikete sahip kişiler bir arada toplanmış oluyor, bununla da kalmayıp o kişilerin beraber birnevi Fotoğraf çekmek konulu Wiki sayfası oluşturması sağlanıyor. (En azından amacın o olduğunu düşünüyorum.) Bu düzenleme üzerine Facebook için bir çok teori üretilebilir. (:

Yani Facebook bu basit değişiklik ile ilgi alanları benzer olan kullanıcıları otomatik olarak bir araya getirmiş oldu, bununla da kalmayıp ortak bir sayfa geliştirmelerini teşvik ediyor. (Henüz “kaydol” dediğimiz zaman bir değişim olmuyor, Facebook o konuda yeni bir şeyler düşünüyor sanırım) Böylece kullanıcılar arasında ki ilişki artacak, etkileşim ve paylaşım artacak. Tüm bunlar da Facebook’un insan ilişkileri üzerine devasa bir kral olmasını sağlayacak, şu anda Google’nin arama ilişkisi üzerine bir kral olduğu gibi.

Web 3.0 diye adlandırılan Semantik Web internetin daha fazla ilişkili ve anlamlı olmasını sağlayan bir yapı diyebilirim. Google arama motoru üzerinde bu olayı gerçekleştirirken Facebook’un da insan ilişkileri üzerine bu olayı gerçekleştirdiğini düşünüyorum. Yani dışarıdan bakıldığı zaman klasik bir arkadaşlık ve paylaşım sitesi konumunda görünen (!) Facebook aslında bundan çok daha fazlası ve daha fazlasını oluşturmaya devam edecek.

Tüm bu söylediklerim basit bir değişiklik üzerineydi fakat bunları diğer Facebook değişimleri ile (Bildiğimiz veya bilmediğimiz değişiklikler) birleştirdiğimizde aslında arka planda neler döndüğünü biraz daha anlayabiliyoruz.

Şimdi tüm bu ilişkilerin geliştirilebilmesi, yani insanlar üzerinde ki ilişkileri düzenleyen, kolaylaştırmayı sağlayan bir anlamlı ağ olurturulabilmesi için kişisel bilgilerin gizli olması Facebook’un ne kadar işine gelebilir?

Facebook anlamlı bir ağ (Web 3.0) oluşturabilmek için gizlilik ilkelerini ne kadar kapalı bir yapıda tutabilir ki?

Yani demek istediğim Facebook’un altından kalkamadığı bu gizlilik konusunun temelinde yatan neden semantik bir yapı oluşturma isteğidir.

Bundan böyle sadece arkadaşlarımız bizi ilgilendirmeyecek…

Not: Facebook’un sayfalara eklenebilen “beğen” butonu da aynı konu ile ilgili bir olay fakat ayrı bir yerde incelemek lazım. Fırsat bulursam onu da yazacağım. (: Keyifli bloglamalar…

Facebook Babanın mı? Bence Hayır!

Pazartesi, 26 Nis 2010 7 yorum

Yakın çevreme sürekli internet dünyasında paylaştıklarına dikkat etmeleri gerektiğini anlatmaya çalışıyorum. Çünkü ‘sanal dünya’ diye herkes önüne geleni paylaşıyor, paylaşılanlar ile ilgili düşüncelerini yazabiliyor.

Arkadaşlar gerçek dünya da nasıl her düşündüğümüzü söyleyemiyorsak bu sanal dünyada da böyledir, böyle olmak zorundadır. Git gide sanallaşan dünyada neler yaptığımız, nasıl yaptığımız, ne zaman yaptığımız, nerede yaptığımız her şey kayıt altına alınıyor. Bu kayıt bildiğiniz kayıtlardan farklı kayıtlar. Yani ne kadar ‘gizli’ olarak yaptığınızı düşünseniz bile aslında yaptıklarınız yetkili mercilerin çok rahat ulaşabileceği bir şekilde tutuluyor.

Yani demek istediğim sizi sadece arkadaşlarınız takip etmiyor! Bunun farkına varın ve ona göre hareket edin.

Başlıkta Facebook üzerinden hareket ettim çünkü ülkemizde en çok kullanılan sosyal ağ, herkesin paylaşımlar yaptığı ağ burası. Bu yazıyı yazmama neden olan konular da burada gelişti. Facebook kimsenin babasının malı değil, bu yüzden kimsenin her şeyi yazmaya hakkı yok. Aslında herkesin her şeyi yazmaya hakkı var ama bu yazdıklarının başına neler getirebileceğini bir çok kişi bilmediği ve hesaba katmadığı için kimsenin istemeyeceği türden sorunlar oluşabiliyor.

Tekrar ediyorum, lütfen paylaştıklarınıza dikkat edin, paylaştıklarınızı sadece arkadaşlarınız görmüyor!

Bu yazıyı yazmama neden olan konu ise bir tutuklama haberi. Atatürk’e hakaret içeren fotoğrafı Facebook’da  yayınlayan 2 kişi 23 Nisan 2010 günü tutuklanarak ceza evine gönderildiler. Haberin devamını okuyabilirsiniz fakat anlatmak istediğim kalın yazılmış cümle ile gayet net anlaşılıyor.

Buna benzer bir çok olay yaşanıyor ve yaşanmaya da devam edecektir. Bir de komik bir olayı örnek vermek istiyorum. Haber kısaca şöyle: “Dünyanın en popüler sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta Akif Korkmaz adlı kullanıcının kendisine hakaret ettiğini iddia eden Avukat Nilgün Tuğba Aydemir, Korkmaz’ın gazeteye ilan verip kendisinden özür dilemesini sağladı.

Polis karakollarında bilişim suçlarına yönelik ekipler hızla artıyor ve yapılan şikayetlere de yaptırımlar hızla gelebiliyor. Bu konuda da çok bilgisiz olduğumuz için her şeyi göz ardı edebiliyoruz. İnternet kullanıcılarının  bu tarz konularda da araştırmalar yapması ve bunları da “facebook” da paylaşması lazım… (:

Twitter İçinde Trend ve İstatistik Bilgisi Toparlamak

Salı, 06 Nis 2010 1 yorum

Twitter için önceleri sadece yurt dışında ki popülerliği için söz ederdik ama ülkemizde de özellikle ünlülerin kullanmaya başlaması ile twitter çılgınlığı başlamış oldu. İte bu çılgınlıktan dolayı insanlar artık hayatları ile ilgili kısa bilgileri, yediklerini, içtiklerini, aldıklarını, pişmanlık ve mutluluklarını twitter aracılığı ile paylaşmaya başladılar. Daha önceleri facebook aracılığı ile paylaşıyorlardı ama twitter kullananlar artık twitter üzerinden güncelleme yapıp facebook duvarında göstermeyi daha çok seviyor.

Yukarıda ki gibi bir çok nedenden dolayı twitter markalar için inanılmaz bir ortam oluşturmuş oluyor. İşte bu ortamı hakkıyla kullanabilmek için bir çok veriyi analiz etmemiz lazım. Geçtiğimiz günlerde Twitter Kullanarak Arama Yapmak! Basit Medya Takibi yazısında nereden başlayabileceğimiz konusunda bilgi sahibi olmuştuk. Twitter bazlı uygulamaları kullanarak aramalar yapabileceğimizi ve bu aramalar doğrultusunda nasıl bir yol izleyeceğimizi anlamış olduğumuzu düşünüyorum.

Bu yazıda yer alan araçlar ile sadece arama yapıyor olmayacağız markamız hakkındaki verileri analiz edeceğiz, kim mutlu kim mutsuz, kimler markamız hakkında neler konuşmuş gibi bir çok bilgiyi alıp verimli bir hale getireceğiz. Her zaman olduğu gibi uygulamalar sizlere hazır lokma olarak gelmiyor. İstediğinizi büyük ölçüde yapıp yorumları size bırakıyor. Bu analizler ile başarılı yol haritaları çizmeniz dileğiyle… (:

Repeets : Twitter’ın reply özelliğinden yararlanan bir uygulama. Bu uygulamada twitter’da en çok reply yapılan mesajlar listeleniyor. Bu listelenme günlük, haftalık ve aylık yapılabiliyor. İsterseniz kullanıcı adı ile arama yapabiliyor varsa reply edilmiş mesajlarını görebiliyorsunuz.

Archivist: Archivist bir masa üstü twitter raporlama uygulamasıdır. Bu uygulamayı kurduğunuz zaman belirli arama kelimelerinin geçtiği girdileri arşivler. Marka analizi için çok etkili bir uygulama.

TwiBuzz : Twitter arama sonuçlarını grafikler halinde yayınlayan bir uygulama. Grafikte saat bazlı arama sayısına kadar her türlü bilgi veriliyor, grafiğin altında da o kelimeye göre gerçek zamanlı arama sonuçları yer alıyor. Çok popüler bir arama yaptığınız zaman 1 dakika içindeki değişim grafiğine bile ulaşabiliyorsunuz.

devamını oku…

Twitter Kullanarak Arama Yapmak! Basit Medya Takibi

Perşembe, 11 Mar 2010 5 yorum

Twitter’in yaptığı ataklar ve yenileme çalışmaları ile sık sık gündeme geldiği ve öneminin git gide arttığı bu günlerde daha önce Erhan Erdoğan’ın blogunda paylaştığım bir yazımı tekrar yayınlamak istiyorum.

Yazıyı yazdığım zamanlarda yeni medyayı (Sosyal Medya) keşfetmiş marka sayısı oldukça azdı. Bu azlığın nedeni şüphesiz ki ilk gelenlerin taşları yerine oturtabilmek için kurban rolü oynayacak olmasıydı. İlk markalar sosyal medyayı kullandı, her biri ilginç denemeler yaptı ve şu anda çok az da olsa bazı şeyler yerine oturmaya başladı. (Bu denemeler ile yavaş yavaş bazı kalıplar çıkacaktır.) Yavaş yavaş sosyal medyaya yeni yeni markalar katılmaya başladı ve bu da bu konuda çalışan kişilerin artmasına neden oldu. Bu artış iyi mi oldu yoksa kötü mü oldu bunu sosyal medya kampanyalarını inceleyerek kişiler karar verebilir. (Bu konularda da yakın zamanda düşüncelerimi uzun uzun yazacağım. (: )

Sonuç olarak şu anda normal markalar dışında kişiler kendi markalarını ve sitelerini takip etmek, bilinirliğini arttırmak için kişiler de sosyal medyayı farklı şekillerde kullanmaya başladı. Daha önce sadece paylaşım yapanlar artık hakkında ne konuşulmuş, siteleri konusunda neler olmuş bilmek, bir şekilde olaya müdahale etmek istiyor. Yani, sadece paylaşma devri bitti, artık yaptığımız işleri takip etmek zorundayız!

Tüm bu gereklilikler içinde şu anda hızla popülerliği artan twitter araçları devreye giriyor. Markalar kendi işlerini yaptırmak için ücretli araçlar, ajansların geliştirdikleri yazılımları kullanıyor ama kişilerin bunu yapmaya imkanı yok. Bu yüzden ücretsiz araçlar devreye giriyor.

İşte yazının devamında bu araçları göreceksiniz. Emin olun bu ve benzeri araçları mantıklı kullanarak bir çok ücretli yazılımdan daha iyi sonuç alabilirsiniz.   devamını oku…

Youtube’ da köklü değişiklikler

Perşembe, 04 Mar 2010 4 yorum

Ülkemizde hala kapalı olan Youtube bu gün köklü değişiklikler ile yeni tasarımını yayına aldı. İlk bakşta ana sayfanın pek değişmediğini düşünüyoruz ama görsel olarak olmasa da kullanılabilirlik olarak değişiklikler var. Sayfa üstüne özel reklam videolarının eklenebileceği yer gelmiş ve üyelik olmadan düzenlenemiyor.

En önemli değişiklikler ise video sayfasında ve arama motorunda yapılmış.

Video sayfasında videoyu ekleyen kişiye yönelik daha fazla ekleme yapılmış. Büyük butonlarla takibe alınması kolaylaşmış. Eklediği diğer videolarda aynı şekilde daha kolay görülebiliyor. Bunlara ek olarak video sayfasında o video ile ilgili istatistikler arttırılmış. Videoyu ekleyen kadar olmasa da çok fazla ayrıntılı istatistik görebiliyoruz.

Video ile ilgili açıklama ve etiketler videonun altına eklenmiş. Tıklama yapılarak görebileceğimiz bir hale getirilmiş. Aynı şekilde Embed kodları ve video özelleştirme de videonun altına eklenmiş.

Videonun yanında ise kullanıcı profilinin yerine arama sonucu getirilmiş. O bölmede arama yaparak gelinmiş ise arama da seçtiğimiz videonun altında yer alan videolar yer alıyor. Ve “next” seçeneği ile arama sonuçlarında geçiş yapabiliyoruz. Yeni eklenen “Autoplay” tuşu ile de videoların kendiliğinden oynatılması seçeneği gelmiş. Böylece video bitince arama sonucunda hani video var ise o çalmaya başlıyor.

Yine yan menüde rastgele ilgili videolar bulunuyor. Eğer arama yapılarak gelinmemiş ise bu menüde sadece rastgele videoları yer alıyor.

Arama motorunda yapılan yenilik ile kullanıcıların en çok seveceği özellik olacak diye düşünüyorum. Bir video izlerken arama yapılınca o video kesiliyor ve arama sayfasına yöneliyorduk. Artık bu durum değişti ve arama yapılınca video sola doğru küçülüyor ve çalmaya devam ediyor. Ama sonuç sayfası ise videonun sağ tarafına geliyor. Böylece video kesilmeden arama yapıp sonuçları görebiliyoruz. Basit bir ok işareti tıklaması ile de bu arama sonuçlarını kapatıp video sayfasını tekrar eski haline getirebiliyoruz.

Sayfada ilk gözüme çarpan değişiklikler böyle. Daha farklı şeyler görürsem yazının devamına eklerim. Bu değişiklikler çok hoşuma gitti görüntü ve kullanışlılık açısından çok daha güzel bir youtube geldi.

Güncelleme: (09-04-2010) Youtube bir kıyak daha yapıp yeni playerını da bana göstermeye başladı. Gayet şık duruyor. Sizde bir kaç hafta sonra muhtemelen görmeye başlarsınız. (;

Youtube tasarımda ki yeniliklerden sonra playerı da yenilemi�. �ok �ık duruyor.

Fark-ı Titreşim – Yeni Medya Kampanyası

Pazartesi, 16 Kas 2009 4 yorum

Fenomen Blogger projesi ile ilk olarak blogları kullanmaya başlayan Gillette firması çok daha yenilikçi bir proje ile karşımıza çıktı. İlk projede de çok güzel bir sinerji yaratıp blog yazarlarını da işin içine katıp bir “yeni medya” işi yaptılar ve bence çok başarılı oldular.

Bu yıl yine yeni çıkan bir tıraş setini gönderdiler ama bu defa kullanıcıları çok daha fazla etkilemeyi başardılar. Çünkü bu defa kullanıcılar kendini daha özel hissediyordu ve kendini daha fazla işin içinde görüyordu. Gönderdikleri siyah kaplı şık hediye kutusunda parmak izi şekli vardı ve oraya bastığımız zaman ismimizle bize hitap eden bir konuşma gerçekleşiyordu. Gerçekten çok yenilikçi bir fikir, kesinlikle kullanıcıların kendini daha özel hissetmesi için yapılmış ve bence bunu başarmışlardı.

Gillette Traş Seti

Proje bununla kalmıyordu geçtiğimiz sene olduğu gibi yine bir süreç vardı ve bu sürecin içinde bloglar ile blog okuyucuları tam anlamıyla dahil oluyordu. Bloglarda bu konu üzerinde yazılmış (şu anda benim yaptığım gibi) yazılara ulaşılmasını sağlayacak bilmeceleri projenin sitesinde yayınlayan proje yöneticileri bu siteleri bilmeceleri çözen bazı kullanıcılara ödüller veriyor ve süreç tamamlandığı zaman da büyük ödül olarak bir Mac Book ve iPod Touch hediye ediyorlar.

Proximity İstanbul ekibi tarafındna yürütülen bu yeni medya reklamı için ekibi kutluyorum. Çok daha yenilikçi işler yapacaklarına inanıyorum.

Forward mailler ve Bilinen Yanlışlar

Pazar, 08 Kas 2009 6 yorum

Uzun zamandır gelmeyen Forward mailler (Fw Mailler) tekrar gelmeye başladı. Bu yüzden bu konuda bir şeyler yazmak istedim.

toplu mail forward mailler

Arkadaşlar e-posta kutunuza düşen Fw mailler maalesef halkımızın genelde iyi niyetini suistimal eden kişiler tarafından başlatılıyor. Bir çıkarı uğruna insanların kolayca inanabileceği türden bir yazı hazırlayarak tüm kişi listelerine bilinçsizce göndermelerini sağlıyorlar. Bu sayede çok farklı kazançlar elde edebiliyorlar.

Burada en basit örnek benim aslına bakarsanız. Şu anda kadar binlerce fw mail alan biri olarak gelen maillerde bulunan tüm kişileri alıp bir liste oluşturdum ve şu anda o listede çok büyük bir ihtimalle siz de (okuyucu) varsınız. Zaten bir çok fw zinciri başlatan kişinin temel amacı da budur. Bu mailleri toparlayıp bunlara dilediği gibi reklam maili gönderebilir. Benim gibi mailleri toparlayıp satabilir. (Sakın yanlış anlaşılmasın ben öyle bir şey yapmadım, yapmam da)

E-posta adresi toplamanın dışında fw zinciri başlatanların diğer bir amacı kişileri/markaları zedelemek. Kullanıcıların kafalarında yanlış bilgi oluşturmak için de kullanabiliyor. (Çok küçük bir ihtimal bile olsa arada doğru, gerçekten yayılması gereken mailler olabilir ama bunun yolu bu değildir. Listenizi karşıdaki kişiye göndermeden toplu mail göndermeniz mümkün.) Aşağıda mail listesi toplanması için yapıla ve de markalar hakkında yanlış bilgi veren iki örnek bulacaksınız. 2. ailin bu yazıyı yazarken gelmesi de ilginç bir durum oldu.

İlk örneği Bilgisahibi.org’da gördüm ve çok güldüm. Burada  Türk Telekom’un “bilinmeyen numaralar” servisi ile ilgili atıp tutan bir mail alan kişinin yaptığı araştırma sonucu yazıyor. Önemli kısımları aynen aktarıyorum:

İnternette dolaşan, sabit hatlar ve 118 bilinmeyen numalar olmak üzere özel servis numalarının aşırı pahalı olduğunu söyleyen e-posta da böylesine eski tarihli. E-postada tarife ücretleri TL olarak geçiyor. Ama bu TL, bu yıl başında kullamaya başladığımız TL değil, YTL öncesi 6 sıfır atılmamış TL. Yoksa “8 saniyede bir atacak kontur için tam 540.- TL” ve “3.6 saniyede atacak bir kontur için 1.200.- TL” nasıl olabilir?

Bu zincir posta beni bilinmeyen numaları tariflerini ve sabit ücret konusunu incelemeye itti. Sabit ücret konusuna daha sonraki bir yazımda değinmeyi düşünüyorum. Bilinmeyen numaraların ücretlendimesi konusuna gelince; şu anda Türk Telekom ve GSM operatörleri dışında iki tane de bilinmeyen numalar hizmeti veren özel firma mevcut ve her telekom operatöründen bu numaralara erişim bedeli farklı.

Aşağıda Türk Telekom’un Bilinmeyen Numaralar servisine farklı operatörlerden yaptığınız aramalara yönelik fiyatlandırmasını bulabilirsiniz.

Türk Telekom 11811 Servisi üretlendirmeleri (tüm vergiler dahil)

Türk Telekom Şirket Hatt tarifesinde aramalarda dakikası 0.45 TL (45 Kr)
Türk Telekom Standart Hatt tarifesinde aramalarda dakikası 0.54 TL (54 Kr)
Turkcell hatlardan aramalarda dakikası 0.65 TL (65 Kr)
Vodafone hatlardan aramalarda dakikası 0.78 TL (78,38 Kr)
Avea hatlardan aramalarda dakikası 0.73 TL (72,71 Kr)

- Türk Telekom, Vodafone ve Avea’nın bilgileri web sitelerinden, Turkcell’in bilgisi ise Turkcell çağrı merkezinden alınmıştır.

Yazının tamımını okumak için BilgiSahibi blogunu ziyaret edebilirsiniz.

Evet işte böyle komik bir olay. Sabit hat kullandığım zamanlarda kullandığım bir hizmetti bu bilinmeyen numaralar. Açıkçası işime de yaramıştı zamanında.   devamını oku…