Euro 2008 yarı final maçına kadar geldik. Nasıl geldiğimiz önemli değil. Yarı finalde ise çok iyi bir performans ile Almanya‘ya elendik. Yine sakatlıklarımız, kart cezalarımız, hatta hakem hataları bile hiç önemli değil çünkü biz orda maç oynadık. Ama şans bu defa bizim yanımızda değildi. Herşeye rağmen ;
- TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR -
Evet ayın 21 inde ama gece 12 olduğu için 22 si görünüyordu. Ben otogarda otobüs bekliyorum gece
24.30 da otobüs geldi ve Mersin‘e doğru yol almaya başladım. Daha önceleri aileme süpriz için bilet almıştım ama son anda onlarında Mersin’e gelecek olmaları bileti iplat ettirmeme neden oldu. Neyse yola koyuldum zaten hazır olan bavullarımla beraber otobüse bindim ve çok rahat bir yolculuk geçirdim. Neoplan marka otobüs olduğu için çok rahat olsa gerek…
Mersin de canım halam beni bekliyordu. Çocukluğumun çoğu yaz tatilini onlarda geçirmiştim. Uzun zaman olmuştu Mersin’e gelmeyeli, ve heycanlıydım. Neyse otogradan beni almaya geldiler. Hasret giderme sarılma derken eve yetiştik. İlk gün yorgunluğundan olsa gerek biraz kahvaltı yapıp (sabah 12′de yetiştim) tv başına oturdum, dinlendim, gece İspanya-İtalya maçını heycanla izledim. Gerçekten çok heycanlı bir maçtı, bu maç sonucun da İspanya yarı finalde Rusya Karşısında savaş verecek. Bence FİNAL RAKİBİMİZ DE İSPANYA OLACAK. 
Sonrası ise zaten gece saat 1.00 ve halacığımın şeker oğlu (Şafak) ile uyuduk. İlk gün bile çok hoştu, bakalım geçireceğim diğer 20 gün nasıl olacak.
Bu arada adaşım Henster‘da (burak) mersine gelecekti ama o çabucak dönmüş. İlerleyen günlerde tekrar gelirse ufak bir blog yazarları buluşması yaparız
.
Fırsat bulurda fotoğraf çekersem yayınlarım.
Hepinize iyi tatiller ve iyi bloglamalar…
Evet TÜRKİYE yine yaptı yapacağını. Bu defa bir şey söylemiyeceğim. Çünkü bu yaşadığım büyük mutluluk anlatılmaz yaşanır. İşte bu yüzden maç sonrası sevinç gösterilerinin yapıldığı İzmit’ten 4 adet resim yayınlıyorum. Bunları ben telefonum ile çektiğim için görüntü kalitesi iyi değil (2mega pixels) Ama amacım bu mutluluğu az da olsa size de yaşatmak.
Beni görmeyenler için de bir fırsat ! Resimlerin altında bir resim var dev bayrağın altında bir süper yakışıklı karizmatik bir genç var. İşte o zat-ı muhterem ben oluyorum, görmeyenler de görmüş olur…
Neyse fazla söze gerek yok zaten BU MUTLULUK BAŞKA NASIL ANLATILABİLİR Kİ ! DEVAMINI OKU –>
Neden böyle bir başlık attım diye soranlara ;.jpg)
Dün gece oynan 90 dakikalık maçta 70 dakika oynayan bir çek takımı, beton gibi bir savunma karşısında 75. dakikaya kadar 2-0 yenik durumda olan bir Türk takım vardı. İşte o takım herkes “buraya kadarmış” derken 15 dakikada 3 gol atıp maçı kazandı. Tüm dünya basını (bunun içinde en ufak blog yazarına kadar herkes giriyor) bunu yazdı. Ben “yazsam ne olur! yazmasam ne olur!” diyerekten önümüzdeki çeyrek finla maçı olan Türkiye-Hırvatistan hakkında yazmak istedim.
Maç bitti herkes sokaklara döküldü (ben de dahil) geceyarısına kadar halaylar çekildi, tezahüratlar atıldı, yoldan geçen arabalar kornalar eşiğinde sallandı (sivil polis arabaları bile:)) çılgınlar gibi eğlendik anlayacağınız, üstelik sonraki gün (yani bu gün 16 haziram pazartesi) bir adet bütünleme sınavım vardı. Buna rağmen çoşup ortalığı dağıttık
Çok güzel bir gece oldu. Haliyle hemen gelip maç hakkında yazı yazamadım ancak şimdi yazabiliyorum çünkü sabah sınava gittim. DEVAMINI OKU –>
Evet sonunda Milli Takım yüzümüzü güldürdü. Bu gece oynanan Türkiye-İsviçre maçı tam bir olaylar maçı oldu. Maç zaten neredeyse başından beri yağmurluydu hava milli takım için çok kötüydü. Hava isviçre içinde olumsuzdu ama memleket onların olduğu için daha alışkın gibi görünüyorlardı. Yoksa daha profesyonel mi ( ! ? ) İşte bu olumsuzluklar bizim takımı adeta felç etti (birden kendimi sunucu gibi hissettim : ) Oyuncular ayakta bile duramıyorlardı. İşte bu gibi nedenlerden dolayı ilk yarının son anlarında İsviçre oyuncularından iki TÜRK atakta çok iyi paslaşıp golü attılar( dk. 32 Hakan Yakın ). Golü atan da attıran da Türktü bu en azından kendimizi avutmak için ilerde bir sebep olabilirdi. İlk yarının sonlarında yağmurun azalması ve ikinci yarıda havanın ilk yarıya göre iyi olması içimizi biraz rahatlattı. Fatih Terim hala Tuncay’da ısrarlıydı ve ilk 11 de 90 dk. oynattı. Ama Tuncay ne yaptı Portekiz maçında olduğu gibi yine herşeyi berbat etti … DEVAMINI OKU –>