arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘twitter’

Aşk-ı Memnu Bitti ama ne bitti!

Cuma, 25 Haz 2010 14 yorum

Bu gece (24.05.2010) Türk televizyon tarihine hatta dünya televizyon tarihine adını final bölümü (Veda) ile yazdıran Aşk-ı Memnu dizisi bitti. Dizinin bittiğine bir çok kişi üzülse bile sevinenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı. (En başında ben geliyorum) Bu dizinin tek bölümünü bile izlemedim (final bölümünü friendfeed sağ olsun anlık paylaştı (: ), kitabını okumadım ve artık adını bile duymak istemiyorum.

Dizi bitti, sevindik ama dizinin yankıları dizinin bitmesi ile beraber katlanarak arttı. Türk kullanıcıların paylaşımları twitter da “aşk ı memnu” kelimesinin trend konulara girmesini sağladı. Bunun olması için gerçekten çok fazla twit gerekiyor. Bu da yetmezmiş gibi Dünya Kupası falan dinlemeden Aşk-ı Memnu dizisi twitter Trend konularında ilk sıraya yükseldi ve Türkiye dışında da olağan üstü ilgi çekmeye başladı.

Bu başarı mıdır bilinmez ama tüm dünyada gerçekten büyük yankı uyandırdığı kesin.

Benim gözlemlerime göre Twitter’da içinde “aşk ı memnu” geçen saniyede 10-20 twit yazılıyordu. Bunun yanında retweet sayısı da çok fazlaydı özellikle ingilizce yazılan twitlerin bazılarının retweet sayısı 100′den fazlaydı.

Yani, Türkçe olmasa da şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Türk internet kullanıcıları artı twitter’ı keşfetti. Artık sosyal medya daha güçlü! (:

Yukarıdaki şeylerin çoğunu yazmayacaktım aslında, çünkü aşağıdaki resimler her şeyi anlatıyor bence…

Twitter İçinde Trend ve İstatistik Bilgisi Toparlamak

Salı, 06 Nis 2010 2 yorum

Twitter için önceleri sadece yurt dışında ki popülerliği için söz ederdik ama ülkemizde de özellikle ünlülerin kullanmaya başlaması ile twitter çılgınlığı başlamış oldu. İte bu çılgınlıktan dolayı insanlar artık hayatları ile ilgili kısa bilgileri, yediklerini, içtiklerini, aldıklarını, pişmanlık ve mutluluklarını twitter aracılığı ile paylaşmaya başladılar. Daha önceleri facebook aracılığı ile paylaşıyorlardı ama twitter kullananlar artık twitter üzerinden güncelleme yapıp facebook duvarında göstermeyi daha çok seviyor.

Yukarıda ki gibi bir çok nedenden dolayı twitter markalar için inanılmaz bir ortam oluşturmuş oluyor. İşte bu ortamı hakkıyla kullanabilmek için bir çok veriyi analiz etmemiz lazım. Geçtiğimiz günlerde Twitter Kullanarak Arama Yapmak! Basit Medya Takibi yazısında nereden başlayabileceğimiz konusunda bilgi sahibi olmuştuk. Twitter bazlı uygulamaları kullanarak aramalar yapabileceğimizi ve bu aramalar doğrultusunda nasıl bir yol izleyeceğimizi anlamış olduğumuzu düşünüyorum.

Bu yazıda yer alan araçlar ile sadece arama yapıyor olmayacağız markamız hakkındaki verileri analiz edeceğiz, kim mutlu kim mutsuz, kimler markamız hakkında neler konuşmuş gibi bir çok bilgiyi alıp verimli bir hale getireceğiz. Her zaman olduğu gibi uygulamalar sizlere hazır lokma olarak gelmiyor. İstediğinizi büyük ölçüde yapıp yorumları size bırakıyor. Bu analizler ile başarılı yol haritaları çizmeniz dileğiyle… (:

Repeets : Twitter’ın reply özelliğinden yararlanan bir uygulama. Bu uygulamada twitter’da en çok reply yapılan mesajlar listeleniyor. Bu listelenme günlük, haftalık ve aylık yapılabiliyor. İsterseniz kullanıcı adı ile arama yapabiliyor varsa reply edilmiş mesajlarını görebiliyorsunuz.

Archivist: Archivist bir masa üstü twitter raporlama uygulamasıdır. Bu uygulamayı kurduğunuz zaman belirli arama kelimelerinin geçtiği girdileri arşivler. Marka analizi için çok etkili bir uygulama.

TwiBuzz : Twitter arama sonuçlarını grafikler halinde yayınlayan bir uygulama. Grafikte saat bazlı arama sayısına kadar her türlü bilgi veriliyor, grafiğin altında da o kelimeye göre gerçek zamanlı arama sonuçları yer alıyor. Çok popüler bir arama yaptığınız zaman 1 dakika içindeki değişim grafiğine bile ulaşabiliyorsunuz.

devamını oku…

Twitter Kullanarak Arama Yapmak! Basit Medya Takibi

Perşembe, 11 Mar 2010 5 yorum

Twitter’in yaptığı ataklar ve yenileme çalışmaları ile sık sık gündeme geldiği ve öneminin git gide arttığı bu günlerde daha önce Erhan Erdoğan’ın blogunda paylaştığım bir yazımı tekrar yayınlamak istiyorum.

Yazıyı yazdığım zamanlarda yeni medyayı (Sosyal Medya) keşfetmiş marka sayısı oldukça azdı. Bu azlığın nedeni şüphesiz ki ilk gelenlerin taşları yerine oturtabilmek için kurban rolü oynayacak olmasıydı. İlk markalar sosyal medyayı kullandı, her biri ilginç denemeler yaptı ve şu anda çok az da olsa bazı şeyler yerine oturmaya başladı. (Bu denemeler ile yavaş yavaş bazı kalıplar çıkacaktır.) Yavaş yavaş sosyal medyaya yeni yeni markalar katılmaya başladı ve bu da bu konuda çalışan kişilerin artmasına neden oldu. Bu artış iyi mi oldu yoksa kötü mü oldu bunu sosyal medya kampanyalarını inceleyerek kişiler karar verebilir. (Bu konularda da yakın zamanda düşüncelerimi uzun uzun yazacağım. (: )

Sonuç olarak şu anda normal markalar dışında kişiler kendi markalarını ve sitelerini takip etmek, bilinirliğini arttırmak için kişiler de sosyal medyayı farklı şekillerde kullanmaya başladı. Daha önce sadece paylaşım yapanlar artık hakkında ne konuşulmuş, siteleri konusunda neler olmuş bilmek, bir şekilde olaya müdahale etmek istiyor. Yani, sadece paylaşma devri bitti, artık yaptığımız işleri takip etmek zorundayız!

Tüm bu gereklilikler içinde şu anda hızla popülerliği artan twitter araçları devreye giriyor. Markalar kendi işlerini yaptırmak için ücretli araçlar, ajansların geliştirdikleri yazılımları kullanıyor ama kişilerin bunu yapmaya imkanı yok. Bu yüzden ücretsiz araçlar devreye giriyor.

İşte yazının devamında bu araçları göreceksiniz. Emin olun bu ve benzeri araçları mantıklı kullanarak bir çok ücretli yazılımdan daha iyi sonuç alabilirsiniz.   devamını oku…

Blogunuz da Sosyal Olsun!

Salı, 29 Ara 2009 3 yorum

Son zamanlarda blogumu çok ihmal ettim ve bunun için gerçekten çok üzgünüm. Yazmadığım için sürekli içimde bir sıkıntı vardı ama bir türlü yazacak duruma gelemedim. Bunda yaşam şartları, yazılacak şeyler ve tabi yapmak istediğim projeler çok etkiliydi. Neyse ki hepsi bir şekilde rayına oturdu ve bende yeni yıla girmeden önce bir kaç yazı ile blogu hareketlendirebileceğime karar verdim.

Bloguma yazmadığım sürede sürekli sosyal (!) oldum. Tabi bu sosyallik friendfeed, facebook ve twitter üzerinde oluyordu. Sürekli gündemi takip etmeye ve kendimi geliştirmeye, bunun yanında paylaşmaya çalışıyordum. “Tam anlamıyla oldu mu?” diye düşündüğüm zaman %100 olmasa bile yüz üzerinden 85 verebiliyorum kendime. Bu yüzden mutluyum…

Blogun konusuna gelince. Blog ihmal ettiğim süreçte sosyal (!) olduğumu söyledim ama blogum benim kadar sosyal olamıyordu. Peki bunun için ne yapabilirim diye düşündüm ve aklıma gelen ufak bir öneriyi hem yavaş yavaş uygulamaya hem de sizlerle paylaşmaya karar verdim.

BLOGUNUZ DA SİZİN KADAR FACEBOOK’A GİRSİN :

Facebook’da bir kullanıcının bir günde geçirdiği ortalama süre 200 dakikadır.(Bkz.) Daha güzeli ise facebook kullanıcıları bir şeyler paylaşmak istiyorlar. Bu yüzden blogunuzda her yazınızda mutlaka ama mutlaka “Facebook’da paylaş” butonu yer almalı. Bunun yeri ve boyutunu ilgi çekici şekilde yapmanız sizin yararınıza olacaktır.

Bu sistemi blogunuza uygulamak için http://www.boostpost.com/ adresini ziyaret edin.

ZİYARETÇİLER SİTEYE GİRMEK ZORUNDA KALMASIN :

Blog yazmamızın en temel amacı paylaştığımız şeylerin birileri tarafından okunmasıdır. Yazılarımızı sürekli takip etmek isteyen ziyaretçiler için mutlaka “e-mail ile takip ve Rss” butonu bulundurmalısınız. Böylece hem yeni yazı yazdığınız zaman haberdar olacak hem de sizin izin verdiğiniz şekilde bloga girmek zorunda kalmadan okuyacaktır. Emin olun bu tür takipçiler kazandıkça hem ziyaret artışını görecek hem de yorumlarınızın arttığını fark edeceksiniz.

TAKİPÇİLERİNİZİ TANIYIN :

Blogunuzun mutlaka daimi takipçileri vardır. Bunları bir şekilde tanıyım ve iletişim halinde kalın. Bunun için yapılabilecek bir kaç yol var. En etkili yol yine Facebook’dan geçiyor. Facebook üzerinden blogunuz için (eğer blogunuz kişisel ise) bir grup ve ya hayran sayfası oluşturun. Daha önce de söylediğim gibi insanlar Facebook ile bir şeyleri birleştirmekten, Facebook aracılığı ile kendilerini ön plana çıkarmaktan zevk alıyorlar. Bu yüzden sizin grubunuza katılacak ve ya hayranınız olacaktır. Bu sayede onlarla iletişim halinde kalabilecek, ilerisi için güzel planlar yapabileceksiniz. Ne de olsa artık iletişim çağındayız. (:

İkinci yöntem ise blogunuza twitter için geliştirilmiş olan ziyaretçi kutusunu eklemek. Bu kutu sayesinde blogunuzu ziyaret etmiş ve twitter hesabı olan kullanıcıları görebilecek, onların sizi takibe almasının yanında sizler de onları takibe alabileceksiniz. Bu sayede yine karşılıklı iletişiminiz güçlenmiş olacak. (Blogunuzun hitap ettiği kitleye göre bu seçeneklerden birini ve ya ikisini kullanmanız büyük yarar sağlayacaktır.)

Bu widgeti blogunuzda kullanmak için http://twittercounter.com/ adresini ziyaret edin.

KULLANICILAR SİZİN KADAR BLOGUNUZU DA TANISIN :

Her blogda özenle doldurulmuş şekilde bulunması gereken “Hakkımda” sayfası gibi bir de “Blog Hakkında” bölümü yer almalı. Bunlar bence blog sayfalarının en önemli bölümleri çünkü benim gibi bir çok kişi eminim bir blogu ziyaret ederken mutlaka “Hakkımda” bölümüne bakıyordur. Çünkü kimin yazdığını, blogun hangi konulara hitap ettiğini bilmek ziyaretçilerin en doğal hakkı.

İMLEME SİTELERİNİ SİZ KULLANIYORSANIZ BAŞKALARI DA KULLANIYORDUR :

Evet, aktif internet kullanıcıları Digg, Delicious gibi ve ya Türkiye’de Buzzla, Tusul, Oyyla gibi imleme sitelerini kullanmaya başlıyorlar. Yurt dışında çılgınlar gibi kullanılan bu sistemler ülkemizde de yavaş yavaş kullanılmaya başlıyor. Bunda ki en büyük etkenin Facebook’un insanlarımıza kazandırdığı “paylaş” butonu olduğunu düşünüyorum. Artık beğendiğimiz şeyleri paylaşma, ilerinde tekrar işimize yarayacağını düşündüğümüz şeyleri saklama ihtiyacımız var. Bu yüzden Facebook butonu kadar sık kullanılmasa da az ama etkili kullanılabilecek bu sistemlerin butonlarını blogumuzun bir köşesinde mutlaka bulundurmalıyız. Bir gün Digg etkisini yaşamak gerçekten eğlenceli olurdu. (:

Blogu ihmal ettiğim süre içerisinde sizlere önerdiğim sitelerin hepsini aşırı derecede kullandım ve kullanıldığını gördüm. Bu yüzden değişim vaktinin geldiğini düşünüyorum.

Benim sıraladığım gibi daha çok şey sıralanabilir ama günümüzün şartlarına uygun olarak en fazla yapılması gerektiğini düşündüğüm şeyler bunlar. Sizin de önemli olduğunu düşündüğünüz konular varsa yorumlarınızı bekliyor olacağım ve tabi yazı da buna göre güncellenecektir.

Keyifli bloglamalar…

Yeni Trend – Gerçek Zamanlı Arama Motorları

Salı, 14 Tem 2009 1 yorum

İnternetin hayatımızın her anına girdiği bu günlerde her şeyimizi internetten paylaşır hale geldik. Mobil internetin yaygınlaşması ile beraber her durumumuzu anlık olarak takipçilerimize duyurabilme, onların güncellemelerini takip edebilme imkanı bulduk. Bunda twitter‘ın etkisi azımsanamayacak kadar çoktur.

Bu anlık güncellemeler hayatımıza girdikçe arama anlayışımız da değişmeye başladı. Anlık güncellemeler yapabiliyorsak anlık aramalar da yapabilmeliyiz diye düşünmeye başladık. Bu sayede hayatımıza “gerçek zamanlı arama motorları” girmeye başladı. Twitter’ın arama özelliği sayesinde milyonlarca kişinin anlık güncellemeleri içinde arama yapabilir hale geldik. Artık klasik arama motorları yerine (google, msn, yahoo) gerçek zamanlı arama motorlarını kullanmaya başladık. Çünkü bizim için bir kaç gün ve ya bir kaç saat öncesi değil, o an önemli olmaya başlamıştı.

Örneğin İstanbul’da trafiğe çıkmadan önce bu gerçek zamanlı arama motorlarında arama yapıp gideceğiniz köprünün trafiğini arayıp ona göre kendinize yön çizebilirsiniz. Bu tarz aramaları sık ve mantıklı kullanabilirseniz birçok kazancınız olacağı kesin.

Önceleri sadece marka analizi, pr çalışmaları gibi nedenlere hizmet edeceğini düşünsek de gerçek zamanlı arama motorları yavaş yavaş içimize işlemeye başlıyor. Bunun farkına varmış olan Google geçtiğimiz aylarda twitter’ı satın alıp ardından gerçek zamanlı bir arama motoru geliştirmeyi hedeflemişti fakat twitter satın almanın gerçekleşmeyeceğini belirterek Google’ı hayal kırıklığına uğratmıştı.

Şu anda tam anlamıyla kusursuz sonuçlar veren gerçek zamanlı arama motoru yok diyebiliriz ama yaptığım araştırma sonucunda bir kaç tane iyi site buldum. Tüm bu siteler twitter başta olmak üzere anlık güncellemelere imkan veren flickr, friendfeed, facebook benzeri sitelerin Api‘lerini kullanarak oluşturuluyor. Bu yüzden de ne kadar çok siteyi kullanarak arama gerçekleştiriyorsa o kadar kaliteli bir arama motoru olmuş oluyor.

Fikir verebilmesi açısından sizin için kaliteli bir kaç gerçek zamanlı arama motoru incelemesi yaptım:

1- SocialMention:

Social mention gerçek zamanlı arama yapan siteler içerisinde en kapsamlısı diyebilirim. Her aramada çok kaliteli sonuçlar vermese de özellikle popüler aramalarda çok net sonuçlar verebiliyor. Ayrıca sol menüsünde yapılan aramalara yönelik çeşitli istatistikler de veriyor. Arama yaptığı servisler ise şunlar: Technorati.com, Twitter.com, Facebook.com, Tumblr.com, Youare.com, Rejaw.com, Friendfeed.com, Jaiku.com, Brightkite.com, Diigo, Clipmarks, StumbleUpon, Digg, Reddit, Mixx.

2- Scoopler:

Scoopler, SocialMentiona gibi çok servisi kapsamıyor olsa da gerçek zamanlı sonuçlar veren bir sistem. Yapılan arama sonuçlarına göre 1 dakikalık sonuçları bile elde edebiliyorsunuz. Linkler, videolar ve resimlerde de gerçek zamanlı arama sonuçlarına ulaşabiliyorsunuz. Scoopler’ın arama yaptığı servisler şunlar: Twitter, Digg, Delicious, Flickr, Identica.

3- WhosTalkin:

WhosTalkin.com’da işleyiş olarak önceliklerin aynısı sonuç verdiği servis kategorisi de çok fazla ve tasarımsal olarak diğerlerinden biraz farklı. Bunda yaptığınız arama sonuçlarını her kategorinin ayrı ayrı sitelerine göre arayabiliyorsunuz. Mesela bir video arıyorsanız, sadece Youtube’de arama şansınız var. Kullandığı servislerin bazıları şöyle: Facebook, Friendster, Last.FM, MySpace, Linkedin, Netblog, Ning, bebo, Xanga, hi5, Delicious, Blinklist, Reddit, Metafilter, MyWeb ve daha onlarca sitede arama yapabiliyorsunuz.

4- Collecta:

Collecta diğer arama motorlarından farklı olarak aktivitelerin site üzerinde yürümesine olanak sağlıyor. Yani arama sonuçlarına tıklayınca bölünmüş olan ana sayfada sağ tarafta aranan sonucun tamamı görüntülenebiliyor. Bir resim ise resim büyük olarak görülebiliyor. Bunun dışında arama filtreleme özelliği gelişmiş. Yapacağınız aramayı özelleştirip daha net sonuçlar elde edebiliyorsunuz. Arama sonuçları da güncelleniyor olduğundan gerçekten en yakın sonuçları burdan elde edebiliyorsunuz. Arama için kullandığı servislerin bazıları ise: WordPress, flickr, twitter, blog yorumları, Jaiku, indentica.

Bunlar dışında onlarca gerçek zamanlı arama motoru var ama en kapsamlılar bunlar diyebilirim. Diğerlerinin kullandıkları servis sayısı az.

Tabi bir de özelleştirilmiş gerçek zamanlı arama motorları var. Bunlar tek sistem üzerine yoğunlaşıp en kaliteli ve kullanışlı sonuçları sunmayı hedeflemişler. Bunlardan en beğendiklerim ise DailyRt ve PicFog.

DailyRt sadece twitter üzerinden tekrar paylaşılan (rt) postları toparlayıp bize sunar. Böylece defalarca paylaşılan yazıları kaçırmamış oluyoruz. Ve tabi o yazılar içinde arama yapabilyoruz.

PicFog ise sadece gerçek zamanlı resim aramaları yapmamıza izin veriyor. Kullandığı twitpic gibi resim sistemlerine eklenen tüm resimleri anlık güncellemeler ile ana sayfasında yayınlıyor. Bunlar içinde aramlar yaparak güzel sonuçlar elde edebiliyorsunuz.

Evet, çok kısa sürede hayatımızda daha fazla yer alacağınız düşündüğüm gerçek zamanlı arama motorları ile ilgili düşüncelerim bunlar, sizlerin de bu konuda ki düşüncelerinizi merak ediyorum. Sizce gerçek zamanlı arama motorları sadece sosyal medya, marka analizleri için mi kullanılacak yoksa günlük kullanımda da aktif yer alacak mı ve en önemlisi siz kullanacak mısınız?

Farklı incelemeler için buraya1 ve buraya2 bakabilirsiniz.